"Halkın neşeli, cana yakın bulduğu kimsedense, asık yüzlü, içine kapanık bir delikanlıyı yeğ tutarım; çünkü yeniyken sert, buruk görünen şarap zamanla tatlanır, küpündeyken hoşa giden şarapsa uzun ömürlü olmaz."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
önce kendini bulmak için geliştir kendini. Geliştir de, her şeyden önce kendi kendinle bir bütüne ulaş. İleri bir adım atıp atmadığını denemek istersen, bugün de dün de aynı şeyleri istiyor musun istemiyor musun bir bak bakalım. Değişik arzuları duymak, ruhun sularda yüzdüğünü gösteren bir delildir. Yel nereye sürüklerse, bir oradan bir buradan görünür olur. Bir yere bağlı kalan, oturmuş kişi dolaşıp durmaz. Bu da ancak gerçek bilgeye nasip olur, bir sınırda bilgelikte gelişmekte olan ve yol almış olana bir de. Peki, ne fark var ikisinin arasında? İkincisi devinir, yer değiştirmez ama yerinde sallanır durur; gerçek bilgeyse kıpırdamaz bile.
Biliyor musun, kime iyi derim ben? Yetkin, kararlı, hiçbir gücün, hiçbir zorunluluğun kötü yapamayacağı bir insana! Eğer tuttuğun yolda yürürsen, işi ciddiye alırsan, bütün işlerinin, sözlerinin birbirini tutmasını, birbirine masını sağlarsan bir kalıba dökülmüş gibi, bu iyi kişinin sen olacağını öngörüyorum. Davranışları birbiriyle çelişen insanın ruhu, doğru yolda değildir.
Çocuklara öğrenmeleri gereken özdeyişleri, Greklerin chria dedikleri özdeyişleri veriyoruz. Çünkü çocukların ruhu bunları özümseyecek güçtedir, ancak fazlasını kaldırmaz; gelişmesini tamamlamış bir kişi için güldesteleri toplamak, kendini çok ünlü birkaç deyimle desteklemek, belleğiyle ayakta kalmak utanç verici bir iştir. Bu kişi artık kendine dayanmalıdır. Aforizmalarını kendisi yaratmalı, başkalarınınkini belleğinde tutmamalıdır. Çünkü yaşlı ya da yaşlılığa dönük bir insan için notlara dayanarak bilge olmak utanç verici bir şeydir: "Bunu Zenon dedi!" Peki ya sen ne dedin? "Bunu Chanthes söyledi!" Peki ya sen ne söyledin? Ne zamana kadar birinin buyruğu ile hareket edeceksin? Sen ver buyruğu, sen akıllarda kalacak bir söz söyle, kendinden bir şey koy ortaya! Ben hiçbir şey yaratmayan, hep başkasının gölgesi altında saklanıp hep yorumcu kalan bu adamların yüce, soylu sözleri olduğunu, nicedir öğrendikleri şeylerden en sonunda (yeni bir) şey yapmaya cesaret ettiklerini sanmam! Belleklerini başkalarının sözleriyle eğittiler, ama anımsamakla bilmek ayrı ayrı şeylerdir. Anımsamak, belleğe bırakılan bir konuya bekçilik etmektir, buna karşılık bilmek, bir örneğe bağlı kalmadan, bir öğretmene gözlerini çevirip durmadan öğrendiği her şeyi özümsemektir. "Bunu Zenon dedi, bunu Cleanthes söyledi." Seninle kitap arasında bir mesafe kalsın. Ne zamana kadar öğrenip duracaksın? Artık sen de kendinden özdeyişler ver. Kendim okuyabileceğim şeyi neden senden dinleyeyim? "Ama canlı bir sesten dinlemek çok etkili olur, derler."
Senin için duyduklarımdan hangisi en çok hoşuma gidiyor diye soruyorsun. Hiçbir şey duymamam, seni sorduğum birçok kişinin senin ne yaptığını bilmemesi hoşuma gidiyor en çok.