Ofis aşkı etiketli bir dizi. Kesfetimde çok fazla görüp bazı sahnelerin ilgimi çekmesiyle başladığım o dizi.
Konusu: 1997 Güney Kore IMF mali krizi sırasında babasının iflasın eşiğindeki ticaret şirketini devralan gamsız bir gencin, olgun bir patrona dönüşme hikayesini anlatan 16 bölümlük bir dram dizisidir.
Açıkçası o kadar da sevemedim işte sebepleri:
1. Olay örgüsünde mantık hatalarının olduğunu düşünüyorum. Bazı şeyler çok çabuk olup bitiriyor. Çok kolay gelişiyor.
2. Karakter gelişimi zayıf, karakterler sizi içine çekemiyor. Dram olmasına rağmen aman aman olmuyorsunuz. Daha çok komedi gibi.
3. İlk bölüm güzeldi ve muhtemelen, o bölüm sayesinde insanları kendine çekti. İlk bölümün atmosferini koruyamadı dizi. İki karakter arasındaki aşkın gelişimi olduk basit anlatılmıştı. Zaten aşık olacaklar hissiyatını çok rahat veriyordu. Bir gelişme yoktu ortada.
4. Bazı sahneler veya bölümler sırf uzasın diye konulmuş gibiydi. İnsanı sıkan bir havası vardı. Zaten dizinin olay örgüsü, sizi içine çekemiyor bence. Muhtemelen izlenilmesi kolay diye insanlar sevdi ve gerçekten de öyle yüzeysel olay örgüsüyle ve yakışıklı başrol erkekle kendini tanıtmış bir dizi bence.
İzlemek istiyorsanız izleyin ama izlemeseniz de olur. Kesinlikle izleyin gibi bir tavsiye veremeyeceğim.
Dizinin güzel yanlarından biri ise başrol kadının güzellik standartlarına uymayan bir havası vardı ve bu, bence çok güzeldi.
Puanım: 6/10