On üç yaşında küçük bir çocuğun "çocukluk aşkı" olarak başladığı bu hikaye, ilerleyen yaşlarda bir takıntıya dönüşüyor. Genç kadının "aşkıyla" birçok kez karşılaşması ve kadının her seferinde "kendisini hatırlayacağına" dair ümitlenmesi, beklediği gibi olmadığında yaşadığı hayal kırıklığına rağmen adamın sadece kendisi için değil birlikte olduğu her kadını birer "yan karakter" olarak görmesini fark edememesine, bunun üzerine daha da çok takıntı yapmasına dair olan bu kitap; bir "aşk" hikayesinden ziyade çocukluğunda kalmış bir kadının hayalkırıklığıdır.
Bunlar benim fikirlerim, katılmıyorsanız saygı çerçevesinde fikrinizi belirtiniz.