Chorus Of Angels

Chorus Of Angels
@ChorusOfAngels
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2017 13. kitabı
Kitabı kapağına vurulup (Çünkü Sırlar Odası'nı anımsattı,,) üstüne bir de sevdiğim bir blogger tarafından övülünce aldığım bir kitap. İyi ki almışım, gerçekten güzeldi çünkü. Konusuna gelecek olursak, Covenant bir uzay gemisi ve uzayda yapılacak olan ilk büyük kolonileştirme denemesi için uzayda yol almaktadır. Prometheus gemisinde yaşanan faciadan on sene sonrasını anlatıyor. Bir yer keşfediyor Covenant kafilesi, kaynağını bilmediğimiz bir radyo yayını sayesinde tenha bir yer keşfederler ve buranın cennetten bir parça olduğunu düşünürler. Lakin öyle değildir, bu tenha yer aslında bir çok sırrı saklamaktadır. Bu kitap, filmden kitaba uyarlanmış, filmi birkaç ay önce vizyona girmişti. Okul açılmadan izlerim gibime geliyor, çünkü okul açıldıktan sonra temamı biraz değiştireceğim. Biraz değil epey değiştireceğim ama konumuz bu değil. Kitabı okuyun, filmini izleyin. Kitap, tiyatro metni şeklinde yazılsa nasıl olurdu merak ediyorum, keşke öyle bir baskısını da yayımlasalar. Tüm karakterleri sevdim. Sanırım Oram ve Daniels favorilerim. Walter bana çok masum ve  sevimli geldi. Bunun dışında zaten tüm karakterler bir ekip olarak çalışmak zorunda oldukları için, ayrı ayrı tanımanıza gerek yok. Ben bu kafileyi çok sevdim. (Küçücük metinde 37363 tane grup anlamına gelen kelime kullandım, farkındayım...) Devamı çekilirse/yazılırsa, izlerim/okurum gibime geliyor. Okumanızı tavsiye ederim, güzel bir bilimkurgu, distopyamsı.
YaratıkAlan Dean Foster · İthaki Yayınları · 2017131 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2017 13. kitabı
Alan Dean Foster
8/10 · 131 okunma
8/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2017 11. kitabı
Bu yazarı epey severim. Sanrı'yı okuduktan sonra elim direkt Telepati üçlemesine gitmişti zaten, kitaplığımda uzun süredir bekleyen bir kitaptı Telepati. Okudum, bitti değil; plajda herkes denizin tadını çıkarıyorken, iki saat boyunca aralıksız o güneşte okutacak kadar akıcı, kaliteli, güzel, orijinal ve diğer onlarca güzdl övgüyü hak eden bir kitap. Konusu, adından da anlaşılacağı üzere telepatik iletişim ile ilgili. Sanrı'yı merak edenler için, o da astral seyahatin bir seviyesiyle ilgiliydi. Alex ve Jenny, dört sene boyunca birbirleriyle iletişim kurarlar ama ne bir kez görmüşlerdir birbirlerini, ne de buluşmuşlardır. Bu bekleme artık Alex'in canına tak etmiştir ve Milano'dan kalkıp, tek başına Melbourne'a gelmiştir. Buluşma planı yaparlar, ancak... Aynı saate, tam aynı noktada olmalarına rağmen birbirlerini göremezler. Çünkü Alex'in evreninde, Jenny altı yaşında hayatını kaybetmiştir. Bir yazarın ilk kitabının asla bu kadar profosyonel olabileceğini düşünmezdim. Belki de önce Sanrı'yı okuyup, memnun kaldığım içindir, bilemiyorum ama harika bir kitaptı. Bende ikinci kitabı var, İstanbul'a döner dönmez hemen okuyacağım. Sanırım gelecek ay SanalAğ serisinin ve Telepati üçlemesinin son kitaplarını alırım. Her iki serinin de ilk iki kitabında sahibim çünkü. Kitabın kapağına gelecek olursak, "Baban da mı ressamdı bilader..." dedirtebilir, uyarayım.  Açıkçası ben fotoğrafın softluğu ve güneş ışığının parlamasından oluşan, kitabı iki kapandığından kaldırdığınızda oluşan kapağa aşık oldum. Kesinlikle alın. Böyle konulardan hoşlanmıyorsanız almayın derim ama seviyorsanız ve eğer henüz Leonardo Patrignanı ile tanışmadıysanız, sizi kesinlikle tatmin edecek bir kitap, harika bir yazar.
Edebiyat
TelepatiLeonardo Patrignani · Pegasus Yayınları · 20143,593 okunma
"O yüzden evin en içindeki bebek ağlamaya başladığında hiçbir şey tepki vermedi."
Sayfa 10 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu