Zihin ne kadar kolay meşgul olabiliyor. Yürüyerek gitmek mi, yoksa taksiye binmek mi? Ayakkabının içine giren ufak taşı çıkarmak mı, çıkarmamak mı? Öğle yemeği meselesi. Rokanın tadını acı diye tarif etmek doğru mu?
Hayatın tuhaf bir dönemi. Doğruydu bu. Bazı günlerde hayatının zirvesindeymiş gibi hissediyordu. Temiz hava, güzel yemekler, olgunluk yaşı. Mevsimler, güzel çekmeceli bir sandığın üstündeki örtüler gibiydi. Ama sonbahar çarçabuk geliyordu. Ölüm değil belki ama insanın cesaretini kaybettiği yıllar. İnsanın en fazla şık bir pantolon sayesinde saygı görmeyi umabileceği zamanlar.