“Doğru. Hayatın benim.” Baş parmağını nabız noktama bastırdı. “O yüzden sana onu boşa harcama dediğimde beni dinle.”
“Harcamayacağım. Eğer tehlikede değilsen.”
Ev kavramı bana…
Kendimi bildim bileli yabancıydı.
Kendimi güvende hissettiğim, hatta sevildiğim bir yer bile değildi. Sadece güçlü olanın hayatta kaldığı bir savaş alanıydı.