Duygudaşlık, dostluk, aşk ve ihanetin aynı bedenler arasında nasıl yıllarca yaşadığı ve ölüm kadar hayatın da bir cevap ve ihanet olduğunu hissettiriyor. Kırk bir yıl sonra konuşan sorularına cevap arayan kişi general, Konrad’a sorduğu sorunun cevabını alamayıp defteri ateşe attığında aslında sorduğu sorunun cevabını biliyor gibiydi. O kısma kadar okurken aklımdaki soruların hiçbiri general için bir anlam ifade etmiyordu. Eşi, kendisinin koşulsuz dostluğu karşısındaki nefret bunların hepsini yıllarca sindirmişti. İnsan bazı soruları hayatı ile cevaplar o, kırk bir yılda soruları cevaplamıştı mumların sonuna kadar yandığı o gecede biz yine dost kalacağız dediği insanla sadece dertleşmiş gibiydi.