Ey insanoglu! Gözünüzü açin, tabiatinzan geregini iyice dusunün. Sairane ve fakat aldatia sözlere uyup da ömrünüzü bosuna geçirmeyin. Gülün, eglenin, zevk alin, yiyin, için! Dünyada yalniz iki istek, iki maksat vardir, kalani yalandir. Bunlardan birisi kibir, digeri sehvettir. Bu iki istege insani sevk eden benliktir. Bu iki maksada nail olmaya çalsun, nefsinizi her seye tercih edin. En kügük bir zevkiniz için binlerce insan telef olsa bile hiçbir önem verme-yin. Tabiatinizin geregi budur, doganin geregi de budur. Bir küçük kus kurtlart, daha büyük kuslar küçük kuslari yiyor.
Büyük kuslari da bazen yiyeceksizlik, bazen soguk telef ve mahvediyor. Bir böcek tohumlari yiyor, o böcek de diger bir hayvanin disleri arasinda yem oluyor. O hayvani da bir digeri yutuyor. Bir koyun bitkiyi yiyor, siz de koyunu yiyor-sunuz. Bu âlem birbirini yemek, yok etmek üzerine kurulu-dur. Her sey birbirinin dogal düsmanidir. Birbirinin hirs ve tamah disinden kurtulanlari da bir gün geliyor, ecel denilen ifrit büyücüsi yutuyor. Iste hakikat budur. Uydurmalara inanmayin, benliginizden baska mevcut, zevkinizden baska maksat tanimayin.
Bu saray, insanlarin ayaginin kaydigi yerdir. Bu saray, imtihan stratidr.1 Sebat ve mertligin saglam ipine yapisan-lar bu sirati geçer. ilerisi Hiçlik Zirvesi dir. Lakin buradaki cana can katan gösterise kapilanlar hayiflanma ve üzüntü vadisine düser. Burasi arzu ve emel cenneti, ilerisi ezel hiç-liginin sahasi; burasi saçma gösterisle dolu bir kösk, burasi her ziyaretçisini iskencelerle mahveden bir misafirhane, ilerisi zevk ve özgürlük fezasi, ilerisi âlem-i itlak2 ve vahdet.
Burada kalanin siginacagi yer inilti ve ah kösesidir. Öteye giden dertten, elemden uzak, makamsizdir. Burada kalan arzu ve tamaha, hirs ve emele esirdir. Ileri gidenin tahti sonsuz feza,