Sigaraları severim, Bayan Taggart. İnsanın, ateşi elinde tutması fikri hoşuma gider. Tehlikeli bir kuvvet olan ateş, insanoğlunun elinde evcilleştirilmiştir. İnsanın yalnız başına oturup, sigarasının dumanına bakarak düşünmesini sık sık merak ederim. Böyle zamanlardan ne büyük şeyler çıkmıştır. İnsanoğlu düşünürse, zihninde bir noktada ateş parıldar. Elindeki sigaranın ateşi de bunun bir ifade biçimidir.
Şimdi eski kuşkuların zamanı değildi. Bu gece herkesin her kusurunu bağışlayabilirmiş gibi hissediyordu, çünkü mutluluk arınmanın en güçlü maddesiydi. Her canlı varlığın bu gece onun iyiliğini istediğinden emindi. Birilerine rastlamak istiyordu. İlk yabancının karşısında savunmasız ve apaçık durmak, 'bak bana' demek istiyordu. 'insanlar bir mutluluk sahnesi, benim bir zamanlar olduğum kadar aç', diyordu kendi kendine. Çok anlamsız ve çok gereksiz gözüken o gri ıstıraplardan bir anlık bir sıyrılma. İnsanların neden mutsuz olması gerektiğini hiçbir zaman anlayabilmiş değildi.
Bir süre sonra, sürekli geçmişi düşünmekte olduğunun farkına vardı. O geçmişin bazı günleri önüne serilmişti. Yeniden görülmek istiyorlarmış gibi, istemiyordu onlara bakmayı. Anıları gereksiz bir naz gibi görür, onlardan hoşlanmazdı.
Wynand "İnsan tutarsızlığı konusunda öyle çok zırvalar söyleniyor ki" dedi. "Duygusal değişimler konusunda da. Bana hep öyle, gelir ki; eğer bir duygu değişiyorsa, o duygu zaten hiçbir zaman var olmamıştır. Onaltı yaşındayken sevdiğim kitaplar vardır. Onları hala severim.