Irmaklar bilmediğin kadar hülyalı akar
Her vâdi bir yanıyla senin yüzüne bakar
Bir yanında münzevî hıçkıran Leylâ kuşu
Sen henüz tanımadın Sevda denen yokuşu
Sen henüz yorulmadın yokuşta devler gibi
Yıkılmak üzre olan çâresiz evler gibi
Gün gelir görürsün evlerin neden
Duman tutmuyor bacalarından,
Bir bakarsın pencere yok yerinde
Bir bakarsın kapılar.
Saçlarını savurur da yeryüzü
Tülbentlere sarıp umutlarını,
Saklarsın gecenin kuytularında.