Claire Kilroy’la tanıştığım kitap oldu Asker ve Denizci. Kitap aslında yazarın kendi yaşamından belli başlı doneler içerek ve ordan genişleyen bir eser. Kitap yeni doğum yapmış bir kadının iç monoluğu üzerinden ilerler. Anlatıcı günlerin çoğunu evde bebeğe bakarak geçirirken, bebeğin babası sık sık çalışmak için evden ayrılır.
Kitap anlatıcı kendini Asker olarak nitelendirmektedir. Görev insanı olması, saatinin olmaması, itiraz hakkının olmaması, yorgunluğun dile getirilmemesi gibi sebepler ile Asker olarak nitelendirilir. Bebeği Denizci olarak kitapta yer alır. Bebek doğduktan sonra tüm yükün annede olduğu, zaman zaman tükenmişlik yaşadığı, sağlıklı düşünme yetisini bir yerde kaybeden, sorumluluklarla tek başına boğuşan, bazen ev işlerine bile zamanı kalmayan, hatayı sorgulayan, yalnızlık çeken, doğum öncesi döneme özlem duyan bütün bu duyguları samimi bir şekilde anlatan bir kitap özünde. Eşinden hiç destek almayan, eve geç gelmeler, ilgilenmemeler, umursamamalar, sadece öğütler veren bir kişi konumda. Doğum yapan kadınların duygularına tercüman olan bir kitap aslında. Ama babaların da bu süreçte kadınların ne yaşadıklarını, ne çektiklerini, ne beklediklerini öğrenmesi için okumaları gereken bir kitap. Hatta her evladın annesi ile empati kurması için de okunabilecek bir kitap.