“Ey Aişe! Göze önemsiz gibi görünen günahlardan sakın! Çünkü bu günahlar için, Allah tarafından görevlendirilmiş bir görevli vardır.”
Hadîs-i Şerif
İbn Mâce, Zühd, 29 ; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 6/70
Kalp, gafletten uyanması ve manevi kirlerden arınması sonucu yakîne ulaşır. Yakîn, kalbin Allah Teâlâ’yı görüyor gibi bir şuur ve hassasiyete sahip olması demektir. Bu hal, her mümin için hedeftir ve hedef olmalıdır.
İnsan bir şeyi tatmayınca onun lezzetini bilmediği gibi sevgiyi de tatmayınca ‘gerçek sevginin’ ne olduğunu anlaması mümkün olmuyor. Bu sevgi insana ilim tahsiliyle verilmiyor. Akılla anlaşılmıyor. Düşünmekle bulunmuyor. Rabbü’l-âlemin insanın kalbine koymuş ise oluyor. Mademki müslüman olduk ve mademki Resûlullah Efendimiz’e (s.a.v) ümmet olduk; o halde bize de pay verilmiş demektir. Kıymetini iyi bilelim.
Benim kalbim temiz diyen, gönlünü Allah’a vermelidir; çünkü kalbin asıl sahibi Allah’tır. En değerli misafir de yüce Allah’tır. Allah kendini seven ve hatırlayanın gönlüne gelir.