卐 βεττy

"الأَمَلُ خَادِعٌ غَارٌّ ضَارٌّ" Umut; aldatıcı, yanıltıcı ve zararlıdır... ~ Hz. Ali
Duygu ve Düşünce
卐 βεττy
nietzsche alevi miymiş acaba...
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Goebbels'in Vasiyeti...
“Führer, Berlin düştükten sonra şehirden çıkıp gitmemişti ve yeni kurulan hükümette birinci derecede önemli bir görevi de üzerime almamı bana emretti. Hayatımda ilk defa Führer’in verdiği bir emre kesinlikle itaat etmeme kararındayım. Karım ve çocuklarım bu kararımda bana katılıyorlar. Hayatımın en kesin ve müşkül anında Führer’i yalnız bırakmanın insanî düşüncelere aykırı olduğu hususunu gözönüne almazsam, bütün hayatım boyunca şerefsiz bir hain ve âdi bir mahluk olarak yaşamam söz konusudur. Bu vatandaşlarımın nazarında olduğu gibi kendime karşı da itibarımı kaybetmekten başka bir şey değildir. Halbuki bana karşı beslenecek olan hürmet hissi, Alman millet ve devletinin istikbalini müdafaa için gereklidir. Savaşın en buhranlı günlerinde Führer’in etrafında ihanetler bir silsile halinde devam ederken, onun yanında kendisini ölüme kadar takip eden bir insanın bulunması zorunludur. Hatta bu insanın yaşaması, siyasî vasiyetnamesinde emredilmiş olan plânların yerine getirilmesi için lüzumlu görülerek Führer tarafından emredilmiş olsa bile! Böyle hareket ederken içinde bulunduğum şartlara göre, Alman milletinin istikbali için yapabileceğim en büyük hizmeti de yerine getirmiş olduğuma inanıyorum. Artık çok yaklaştığı anlaşılan felâket günlerinde insanlardan daha çok örnek teşkil edecek hareketlerin önemi vardır. Milleti özgürlüğe taşıyacak insanlar her zaman bulunacaktır. Fakat açık ve tartışmasız örnek olabilecek hareketlere destek verilmezse, millî hayatımızın ölümsüzlük sırrına erişmesi imkânsızdır. Bu sebeplerle karım ve çok genç oldukları için bir karar vermelerine imkân olmayan fakat, ileri bir yaşta olsalardı hiç tartışmasız benim gibi düşüneceklerine emin olduğum çocuklarımla beraber, düşman eline geçse bile Alman devletinin başkentini terketmemeye ve Führer’in
Sayfa 83 - Profil Yayıncılık | PDF·Kitabı okudu
卐 βεττy
Goebbels, Alman milletine hitaben yazdığı son bir beyanname mahiyetinde olan bu belgeyi imzaladığı zaman saat 05.30’u bulmuştu. Bu vasiyetname incelendiğinde varılacak sonuç, Goebbels’in en buhranlı devrede bile sükûnetini kaybetmediği ve hâdiseleri hâlâ berrak bir dille değerlendirebildiğidir. 28 Nisan’ı 29 Nisan’a bağlayan gece, bir çok insan açısından büyük ve tarihi kararların alındığı bir gecedir. Bu geceyi takip edecek gün, bu kararların yerine getirileceği gün olacaktır.
HİTLER'İ ZEHİRLİYORLAR
1944 Eylül’ünde, ortaya mühim bir olay çıkıyor: Hitler’i zehirliyorlar! Dr. Giesing, Brandt ve Von Hasselbach’ın kesin teşhisleri budur. Bundan başka,herkesi şaşırtan başka bir keşif de yapıyorlar: İşin suçlusu, Hitler’in sevgili doktoru Thedore Morelle’dir. Burada bahsedilen, ani bir neticeye bağlanacak olan bir zehirlenme değil, ağır fakat kesin bir zehirlenmedir. İki seneden beri Morelle “Doktor Koester hapları” adı verilen ve bileşiminde strinikinin ile belladon bulunan birtakım haplar imal etmektedir. Hitler bunlardan her yemekte iki veya üç adet yutmaktadır. Halbuki, doktorlar her gün olmamak şartıyla bundan azami sekiz tane yutulabileceğini kabul etmişlerdir. Daha vahim olan bir taraf varsa o da, Morelle’in bu ilacın kullanılmasına nezaret etmemesidir. O, yalnız dolu ilaç şişesini oda uşağı Hans Linge’ye vermekle yetiniyordu. Linge’de hapları kullanılma miktarına dikkat etmeye lüzum görmeden Hitler’e takdim ediyordu. Zaten doktor Giesing bu zehirli hapları Linge’nin dolabında bulmuş ve durumdan operatör Brandt’ı haberdar etmişti. İki doktor Morelle’in Führer’i yavaş yavaş zehirlediği kanaatine varmışlardı. Sistematik bir şekilde yapılan bu zehirleme, Hitler’in son günlerindeki mide kramplarını ve renk bozukluğunu kolaylıkla izah ediyordu.
Sayfa 47 - Profil Yayıncılık | PDF·Kitabı okudu
e isimli okura yanıt verildi
卐 βεττy
sus aglayacam cok duygusalim suan😭😭
HİTLER'İ ZEHİRLİYORLAR
1944 Eylül’ünde, ortaya mühim bir olay çıkıyor: Hitler’i zehirliyorlar! Dr. Giesing, Brandt ve Von Hasselbach’ın kesin teşhisleri budur. Bundan başka,herkesi şaşırtan başka bir keşif de yapıyorlar: İşin suçlusu, Hitler’in sevgili doktoru Thedore Morelle’dir. Burada bahsedilen, ani bir neticeye bağlanacak olan bir zehirlenme değil, ağır fakat kesin bir zehirlenmedir. İki seneden beri Morelle “Doktor Koester hapları” adı verilen ve bileşiminde strinikinin ile belladon bulunan birtakım haplar imal etmektedir. Hitler bunlardan her yemekte iki veya üç adet yutmaktadır. Halbuki, doktorlar her gün olmamak şartıyla bundan azami sekiz tane yutulabileceğini kabul etmişlerdir. Daha vahim olan bir taraf varsa o da, Morelle’in bu ilacın kullanılmasına nezaret etmemesidir. O, yalnız dolu ilaç şişesini oda uşağı Hans Linge’ye vermekle yetiniyordu. Linge’de hapları kullanılma miktarına dikkat etmeye lüzum görmeden Hitler’e takdim ediyordu. Zaten doktor Giesing bu zehirli hapları Linge’nin dolabında bulmuş ve durumdan operatör Brandt’ı haberdar etmişti. İki doktor Morelle’in Führer’i yavaş yavaş zehirlediği kanaatine varmışlardı. Sistematik bir şekilde yapılan bu zehirleme, Hitler’in son günlerindeki mide kramplarını ve renk bozukluğunu kolaylıkla izah ediyordu.
Sayfa 47 - Profil Yayıncılık | PDF·Kitabı okudu
e isimli okura yanıt verildi
卐 βεττy
BDBWNDBWEDSNBWSSDNSD kitapta oyle yaziyordu. bende de ayni etkiyi biraktigi icin aynisini yazdim
Hitler'in doktoru
Amerikalı yetkililer bir gün tuhaf laflar eden bir adam yakaladılar. Bu sefil görünümlü ve tuhaf gülüşlü adam Hitler’in özel doktoru olduğunu iddia ediyordu ve gerçekten de öyleydi! Dokuz sene boyunca Hitler’in yanından hiç ayrılmamıştı. Bu dokuz sene boyunca Hitler onu bütün diğer doktorlara tercih etmiş, etrafındakilerin muhalefetine rağmen bu şarlatanın tehlikeli tecrübelerine kendini tamamıyla terketmeye razı olmuştu. Halbuki bu adam bir doktor değil, tam manasıyla bir şarlatandı! Morelle adındaki bu adam 1935’ten 1945’e kadar Führer’in ayrılmaz bir arkadaşı olduğunu söylemiştir. Oysa bu adamın bir tek arkadaşı vardı, o da güç ve paraydı. Efendisinin sağlığı, ilim vs. gibi şeyler aslında onun için hiçbir anlam ifade etmiyordu.
Sayfa 44 - Profil Yayıncılık | PDF·Kitabı okudu
卐 βεττy
Şarlatan doktor tarafından Hitler üzerinde tecrübesi yapılan ilaçların sayısı 28’i bulmuştu. Bunlara morfin gibi uyuşturucu maddeler dahil değildir. Tıp dünyasının tehlikeli gördüğü Ultraseptil ile yan tesirli ilaçlar ve bazı kocakarı ilacı adı verilebilecek formüller de bunlara dahildir. Doktor Brandt, Morelle’in ilaçlarını kullanmakta takip ettiği usulü şöyle anlatmaktadır: “Morelle enjeksiyonlara çok kıymet veriyor ve meselâ nezle için kuvvetlice dozda ultraseptil şırıngası kullandığı takdirde bu tedavi usulünü bütün kurmay heyetine takdim ediyordu. Bu mevzuda Morelle ile birçok defa münakaşa ettim. Morelle, bundan başka hastalar üzerinde adeta bir kırbaç tesiri yapan esas vitamin ve dekstroseli enjeksiyonlara da müracaat ederdi. Böyle bir tedavi tarzı Hitler üzerinde önemli derecede bir tesir gösteriyordu. Kendisinde ufak bir nezle başlangıcı hissettiği zaman günde üç veya altı enjeksiyonla hastalığın normal gelişimini durduruyordu. Bu metod tedavi bakımından iyiydi ama Morelle bunu koruyucu metod olarak da kullanmak istiyordu. “Meselâ Hitler, soğuk ve yağmurlu bir havada bir nutuk söylemek mecburiyetinde kalırsa, Morelle ertesi günü ona bir şırınga yapıyor ve onun kuvvetini böylece bir miktar arttırdığına inanıyordu. Harbin başlangıcından itibaren Hitler kendisini Almanya’ya mutlaka gerekli bir şahsiyet olarak görmeye başlayınca enjeksiyonların sayısı arttı. Son iki sene zarfında, artık her gün aynı çareye başvuruluyordu. Morelle’e kullandığı ilacın ne olduğunu sorduğum zaman, bana şüpheli bir cevap vererek “Führer’in hayatı artık bu enjeksiyonlara bağlıdır.” dedi. Savaşın son senesinde bu sözlerin büyük bir hakikati ifade ettiği belliydi.”