- Aklı başında hangi Fransız, anlaşılmaz bir Yunanca şiirin berbat İngilizce çevirisiyle ilgilenir?
+İyi dedin. Öyleyse neden atıp kurtulmuyoruz?
- O da çok insafsızlık olur. Kitaplara, midemizi bulandıran kitaplara bile saygılı davranmak gerekir.
Yine de kitap yerleştirme görevin kimi zaman beklenmedik keşiflere yol açıyor ve seni saran sıkıntı bulutu bir süre açılıyor. Örneğin Kayıp Cennet'in 1670 baskısı çıkıveriyor karşına. 1667 tarihli ilk baskı olmasa da neredeyse onun kadar önemli. Milton hayattayken basılan, hatta belki de şairin eline alıp baktığı bir kitap; bu değerli yapıtın nadir kitaplara ayrılan, ısı kontrollü kapalı bir yerde saklanmayıp bu havasız, ıkış tıkış ortamda, ortalık yerde tutulmasını aklın almıyor.
Bu kitapların içinde kaç milyar, kaç trilyon sözcük olduğunu düşündüğün zaman kitapları çok seven seni bile şaşkına çeviren, heyecanlandıran, başını döndüren binlerce, on binlerce, yüz binlerce kitapla, bir milyon kitapla tıka basa dolu, yüksek gri metal rafların sıra sıra dizildiği, penceresiz, kocaman bir alan. Burada her gün saatlerce dış dünyadan kopuksun; havasız bir baloncuğun içinde gibisin, nefes alabildiğine göre, içeride hava olması gerek..