Karşımdaki insana ne yapması gerektiğini söylemek yerine, onu anlamak için doğru soruları sorduğumda onun ruhuna yakınlaşabilirim. Onu böylece bir bütün olarak görür ve benim istediğim gibi değil, kendisi olabilmesi için zaman ve zemin sağlarım.
Kimseye şifa verecek takatim yok, vicdan ve merhamet açısından kimseden üstün değilim. Bana şifa verecek her hikmetin, bir inci avcısı gibi peşinde olmakla tamamlanıyor ömrüm.
İnsan kendisini gerçekten kınayabilirse, bunu doğru ve usulüne uygun şekilde yapabilirse, hatalarını görmeye ve kabullenmeye başlar, böylece daha iyiye yönelme arzusu artar. Peki bunu yapmazsa? O zaman kendisindeki olumsuz yanlarla özdeşleşir. Bunu da kendi mağduriyeti, ihtiyaçları ve hatta "hakları" ile gerekçelendirir. Böylece ahlaki gerilimden uzaklaşır ve olgunlaşma yerine yozlaşma başlar.