... Namaz alınlarda bir nur olacaktı, besbelliydi; ama o gün
ben asıl nuru Ebu Bekir'in alnında gördüm. Çünkü ona artık
herkes "Sıddik" diyordu. Sorgusuz sualsiz Mirac'ı doğruladı
diye ...
"O'na doğru olanlar bulur yollarını, yollar nur olur
O'na varanlar yürür yolları ve sürur olur
Birinciler nur içindir elbette
Ama nurlar ikinciler için ...
Ey Mekke, nuruna koş Allah'ın
Haydi, yoluna gir Muhammed'in ... "
... Dostum İbrahim "Dünyanın
en güzel gülü henüz açmadı !" dediğinde ben onun bir gülistanda açacağını sanmıştım. Meğer o dikenler, diken yaraları, gözyaşları ve kan damlaları arasında açacakmış.
''Allah biiir!"
Bilal'in verdiği cevabı bilerek seçtiğini beşinci günün sonunda anladım. Efendisi dahil bütün müşriklerin bundan
öfke duyduklarını bildiği için ısrarla aynı şekilde tekrarlıyar, onların öfkesini köpürttükçe köpürtüyordu. İşkence altındayken cellatlarına işkence etmenin yolunu bulmuştu. Sanırım Bilal'in çektiği bedensel acılar, Ümeyye'nin hissettiği
acizlik, başarısızlık, ayıplanına gibi ruhsal acılar karşısında
hiç kalıyordu. Bir köleye söz geçirememenin ıstırabı da cabası. Zavallı Ümeyye, kendi kibrinin mengenesiyle buruluyor, kıvranıyor, sarsılıyor, Bilal' e bir türlü hükmedemiyordu.