Cüneyt Kaya

“Konu içten bir dönüşüm geçirmek olduğunda yapabileceğiniz bir şey yoktur. Kendinizi dönüştüremezsiniz, arkadaşlarınızı ya da başka hiç kimseyi de dönüştürmeniz mümkün değildir. Yapabileceğiniz tek şey, dönüşümün gerçekleşmesi için, lütuf ve sevginin girebilmesi için bir alan yaratmaktır.” Eckhart Tolle
Reklam
Sen Aydınlatırsın Geceyi
Yarayla alay eder yaralanmamış olan Bak nasıl da sararıp soluvermiş tanrıça kederlerden Sen çok daha parlaksın çünkü Sen tüm göklerdeki yıldızların ilki Sen aydınlatırsın geceyi William Shakespeare
Güz
Yapraklar düşmede bilinmez nerden, Gökkubbede uzak bahçeler bozulmuş sanki Yapraklar düşmede gönülsüz Ve geceler ağır dünyamız kopmuş gibi yıldızlardan Kaymada yalnızlığa Hepimiz düşmedeyiz, şu gördüğün el düşüyor Nereye baksan hep o düşüş Ama biri var ki bu düşenleri tutuyor yumuşak ve sonsuz. Rilke
Şiir
Bir organ nakli gibi sevmiştim seni; Çürük gözlerine bağışlanan ellerim, Yırtık dudaklarına bağışlanan şiirlerim.. Darmadağın kadınların, darmadağın ettiği erkekler gibi Sevmiştim seni... Çok eskitilmiş bir aşkın hatırlanması, Sevgilinin resmi karşısında çocuksu bir iç kanaması Aslında işin açıkçası; Rüzgarın fırtınaya dönüşmesi gibi Hayatına yönelik bombalı bir saldırı gibi Geriye çekilirken herkesi öldürmek gibi Sevmiştim seni... Ruhum kan kaybederken nasıl tutarım seni şimdi deniz gibi, Neticesi olmayan herhangi bir sebep gibi Ortalık yerde durup dururken Sevmiştim seni... Atlara kalırsa çoktan kaybettik savaşı, Mızraklar kırıldı, kalkanlar delindi, ganimetler paylaşıldı. Kasaba meydanında birbirini dövmekten Yorulan iki kovboy gibi, Bir tabancanın namlusuyla tetiğiyle, Kendisinden farklı, Kendisinden ayrı, Bir silahın şarjöründe tanışan iki soğuk mermi gibi, Aynı bedene sıkılan iki el kurşun gibi, Katille kurban arasında o birkaç saniyelik telaşla Sevmiştim Seni... Küçük İskender
Şiir
yaşasın! ne kadar da ideolojik yaklaşıyoruz birbirimize
Bazen çok korkuyorum. Ama bu; aslanlarımı açıklamama engel olmuyor Çünkü fena halde yaraşıyor birbirine gece ve balta Ve anneciğim derdi vardı neyin altına giysen olur bir siyah pantolonum şimdi gibi ay! Tekhnem dolu müfsidle! Bu da caddelerden derviş dervişegelmeme mâni değildir Yolları ay bastı mı lambalara koşuyorum ya, bundan Bunun için kent nesnesi o bıçakla bakunin’di deştiğim Ki ben devletin taş kestiğini en baştan bilirdim İsa’yı polise doğru Lttuğum zaman. Ellerini el olarak tutmak istiyor ellerim De ki bunun kaburgamdaki kiliseyle ilgisi yok değildir Zaten en az on iki kişiden biri haindir Ama gözlerimi öyle yırtma annem ilkokul öğretmeniydi benim! Sokaklara çıkıyorum sonra kedilerden görüyorum gazinolardan İnanmazsın bir taşra kurmuşlar aynı bize bakıyor Bir yanım Asaf Halet söylüyor diğer yanım fabrika Bir şiiri birkaç kalemle yazmak lazımdır geliyor bana Bugün yepyeni bir imparatorluk öğreniyorum Ekmeğin ağırlığından da yeni bir imparatorluk Örneğin gül dönüyor bir beygiri tasfiye ediyor şair Arabca Akdeniz diyor ben Aynadan dönüyorum ayna Benden dönmüyor. Ah Muhsin Ünlü
Şiir
Reklam