Hallac-ı Mansur'u düşünüyor: Darağacında sözü:
— Ben bütün bunların niçin başıma geldiğini biliyorum, ama ayak takımına söylemem. Ben sadık âşıkım, hâlimden şikâyet edemem!
«Kılıç nasıl nazik ve yumuşak maddeleri kesemezse, zaman da kendi akışı içinde hâdiselere karşı huşunet ve mukavemet göstermiyerek riza ve tevekkülle mukabele edenlere bir şey yapamaz.»
şeytanı ismiyle ve cismiyle tani; bütün hilelerini önceden bil, her baş vuruşunda tokatla, taşla, nihayet bıktır, usandır! Şuna da dikkat et ki, seni kötülüğe götürmekten ümidini kesti mi şeytan, bu defa iyilikte ölçüyü kaçırtacak ve sırtına ibadette bile takınmaz yükler bindirecektir. Ruhun, riayet emriyle, şeytanın esaret teklifleri arasındaki farkı ayırt edecek kıvama ersin!..
Yunus Emre'nin «Mahrum olmaz Allah diyen» mısra-ındaki idrâk fezası karşısında tavla zarı kadar küçük dünyalarının saraylarında hüküm sürdüklerini sanan insancıklar...