Ey dost!
Şeker mi iyidir, yoksa şeker yapan mı;
Ay'ın güzelliği mi daha üstündür, yoksa Ay'ı yaratanın güzelliği mi?
Ey bağ!
Sen mi daha hoşsun, sende bulunan gül bahçesi mi, gül mü hoştur? Yahut o gülleri, nergisleri şu kara topraktan meydana getiren mi daha hoştur?
Ey akıl!
Sen mi daha iyisin; bilgide, görüşte sen mi daha üstünsün, yoksa her an yüzlerce akıl, yüzlerce görüş lûtfeden aziz varlık mı?
Ey aşk!
Gerçi dağınıksın, perişansın, açılıp saçılmışsın fakat, birşey var, birisi var ki; aşka da ateşten bir kemer kuşatmış da, âşık olanları yakıp yandırmadadır! Ben, O'nun yüzünden kendimden geçmişim; O'nun yüzünden başım dönüyor; şaşırıp kalmışım!
Bazen kolumu kanadımı yakıp yandırıyor, bazen de yeni bir baş lûtfetmede, manen yükselmem için yeni bir kanat bağışlamakta…