Aynı dişi yuvada da ortada duruyordu. Grant bazı maymun sürüleri gibi raptorların da anaerkil bir sürü düzeni çerçevesinde organize olduklarını ve bu çizgili hayvanın da koloninin ana dişisi olduğunu tahmin ediyordu
"Farzet ki böyle bir şey oldu ... " dedi Malcolm. "Diyelim ki çok kötü bir kaza oldu ve tüm bitkiler, tüm hayvanlar öldü; yeryüzü yüz binlerce yıldır cehennem gibi sıcak.
Hayat yine de bir yerlerde filizlenecektir -yerin altında ya da belki de Arktik buzullarda ... Onca yıldan sonra gezegen yeniden barınılabilir hale geldiğinde hayat dünyanın dört bir yanına yayılacaktır. Evrimsel gelişme yeniden başlayacaktır. Şimdiki çeşitliliğine kavuşması birkaç milyar yıl sürebilir. Ayrıca şu andakinden çok farklı olabilir.
Ama yeryüzü bizim çılgınlıgımıza karşı koyacaktır. Yaşam bizim çılgınlığımıza karşı koyacaktır. Sadece biz bunun aksine inanıyoruz."
Ama dışarıdaki raptorlara bakarken davranışlarındaki inatçılıktan huzursuz olmuştu. Raptor akıllıydı ve akıllı hayvanlar çabuk sıkılırlardı. Akıllı hayvanlar plan yapar ve ...
Bilim de diğer modası geçmiş sistemler gibi kendi kendini imha ediyor.
Güç kazandıkça bu gücü idare edecek kapasiteye sahip olmadığı çıkıyor ortaya. Çünkü olaylar artık çok hızlı gelişiyor. Elli yıl önce herkes atom bombasından korkardı, gücün sembolüydü o. Hiç kimse daha fazlasını hayal edemiyordu. Yine de bombadan sadece on yıl sonra genetik güç çıktı ortaya. Genetik güç atom gücünden çok daha kuvvetliydi. Üstelik herkese de açık. Bahçıvanların aletlerine girecek. Okul çocuklannın deneylerine girecek. Teröristler ve diktatörlerin ucuz laboratuvarlarına da ... Bu da herkesi aynı soruyu sormaya zorlayacak -Gücümle ne yapmalıyım?-ve bu da bilimin asla cevaplayamayacağı tek soru."