Jurassic Park filmini izleyip izlememeniz bu kitabı okuyup okumamanızla zerre kadar ilişkili olamaz. Akıcı dili, muhteşem tasvirleri ve müthiş kurgusu bu kitabı okumanız için yeterli sebeplerden sayılabilir.
Filmi izleyenlerdenseniz kitabı okuduğunuzda "Oha kitabı daha harikaymış" diyeceksiniz. Yok filmi izlemeyen 1990- 2000 kuşağındansanız o zaman kitabı okuduğunuzda hayran kalıp filmi de izlemek isteyecek ve izlediğinizde "aaa kitap daha süperdi" diyeceksiniz.
Her halükarda okumazsanız çok şey yitirirsiniz diyebileceğim eşsiz bir eser. Okuyunca bana teşekkür edeceksiniz. İyi okumalar
Steven Spielberg'in yönettiği efsanevi filme konu olan Michael Crichton'ın Jurassic Park adlı romanı, dinozorları modern dünyaya geri getirme fikriyle yola çıktı.
Isla Nublar adasında kurulan bu park, genetik mühendislikle yeniden hayata döndürülen dinozorlarla dolu. İlk başta her şey büyüleyici ve eğlenceli görünse de, işler hızla kontrolden çıkıyor. T-Rex'i ve raptorların zeka dolu avlanma taktiklerini okurken insanın kalp atışları hızlanıyor diyebilirim.
Jurassic Park, sadece dinozorları değil, aynı zamanda insanın doğaya müdahalesinin sonuçlarını da düşündüren bir oldukça sürükleyici bir eser.
Tüm ilkokul öğrencileri gibi benim de küçüklüğüm de dinozorlara hayranlık derecem üst seviyelerdeydi ve hatta odamın duvarları dinozor posterleri ile dolu iken evin her yeri de Çiçek Dilligil'in çocuklar için sunduğu Dinosaurs programının dergileri ve birçok adını hatırlayamadığım başka dergi ve gazete resimleri ile adeta Alan Grant' ın çalışma masası gibiydi. Benim bu ilgim ilkokul 2' ye giderken yani 1993 yılındayken ateşlenip devam ederken birden her yerde Jurassic Park diye film konuşulmaya başlanmıştı, film ne kadar ülkede konuşuldukça bende babama en az filmin konuşulduğu kadar beni sinemaya götürnesi için baskı yapardım ve en sonunda tabiki bu baskılarıma daha fazla dayanamayıp isteğim kabul edilmişti. Her ne kadar ilkokul 2' ye giderken daha 1 senelik okumayı öğrenmiş olmama rağmen filmi bir cümle bile altyazı okumadan sadece seyrederek çok büyük zevkler almıştım ve o yaştaki duygularım aklıma geldikçe hala adını bilmediğim duygular hissetmeme neden olur. Jurassic Park yaklaşık 6 yıldır kitaplığımda okunmayı bekleyen ve bence sırf filmini 4 veya 5 kere izlememden ötürü bir türlü okumaya başlayamadığım romanı daha yeni okuyabildim ve okuduktan sonra anladım ki Steven Spielberg' in başyapıt olarak görülen filmi roman için fazlası ile yavan diyebileceğim bir filmmiş. Çünkü romanda olan en az 7-8 önemli sahneden filmde hiç bahsedilmemiş bile, romanda Tim akıllı, Lex huysuz iken filmde tam tersi ve tabiki de sistemi Tim açarken filmde Lex' in açması hatta romanın sonu ile filmin sonunun da tamamen çok farklı olması en büyük örnekleri. Crichton bu romanında da yine akılları zorlayan, insanın beynini kaşındıran harika bir roman çıkarmış, hiçbir yerinin gereksiz ayrıntılarla dolu olmadığı harika bir tekno - gerilim romanı hatta o kadar usta işi ki roman, ben şahsen
Küçüklüğümden beri merak sardığım dinozorlar ile ilgili ilk hatırladıklarım ansiklopedilerdir. Ansiklopedilerdeki dinozorlarla ilgili her bilgiyi defalarca okuduğumu hatırlarım. Ardından dinozorlar ile ilgili çıkan dergileri takip ettim ve dinozorlarla ilgili belgesel ve filmleri de izledim. En etkilendiğim ise kuşkusuz Jurassic Park Filmi olmuştu. 1993 senesinde(yanlış hatırlayabilirim) sinemada izlediğim zaman ağzım açık kalmış ve okuduğum resimlerine baktığım dinozorları izleme şansına erişmiştim. O zamanlar teknoloji şimdiki gibi değildi ve bu film teknolojiyi sonuna kadar kullanıyordu. En sonunda kitabına da kavuştum ve okudum.
Kitabı okuduğumda ilk başlarda gerçekten zorlandım. Bunu inkar edemeyeceğim. Zaten okuma sürem de bunun göstergesidir. Bu da kitaptan ziyade kitabın bende oluşturduğu etkidir. Defalarca filmini izlediğim kitabı okurken filmden bir şeyler bulmak için okuduğumu fark ettim ve sonra bundan vazgeçtim. Kitapta filmde olmayan o kadar dolu olay ve macera var ki işte bunu farkettiğimde kitap bir kaç gün içerisinde bitiverdi. Kitapta en sevdiğim bölümlerden birisi yazar ile olan röportaj kısmıydı. Bu bölüm çok iyi düşünülmüş. Ayrıca filmde acaba bu neden böyle dediğimiz yerlere de cevaplar bulabiliyoruz. Özellikle ikinci filmin açılış sahnesi de bu kitapta mevcut. Bir macera kitabı olarak özellikle dinozorlara merakınız varsa mutlaka okuyunuz.
Bilimsel teknolojideki büyük ilerlemeler, bir imparatorun yaşayan dinozorlarla dolu bir ada yaratmasını mümkün kıldı. John Hammond, iki torunuyla birlikte dört kişiyi Jurassic Park'a kendisine katılmaya davet etti. Ama her şey planlandığı gibi gidecek mi? Bir park çalışanı dinozor embriyolarını çalmaya çalışır, kritik güvenlik sistemleri kapatılır ve dinozorların adada özgürce dolaştığı bir hayatta kalma yarışına dönüşür.
Jurassic Park Filmini mahveder. Çok daha farklı ve akla yakın, korkunç ve üzücü bir hikaye. Crichton'ın orijinal anlatımında söz konusu parkın nasıl sırların üzerine kurulu nasıl bir sömürü ve kibir abidesi olduğu acı verici şekilde anlatılmış.
Milyonlarca yıl önce yaşamış canlılarla heyacan dolu bir macera.En vahşi yaratık olan insanın doğayla mücadelesi. Sürekliyici bir kitap.Filmini izlemekten daha çok okumanız size ayrı bir zevk verecektir.Önceleri betimlemelerden sıkılabilirsiniz.Ama daha sonra kendinizi kitabın içinde bulabileceğiniz bir eser.
Michael Crichton efsane kitaplarından biri. Artık çok zor bulunan bir kitap neyse ki zamanında sahaftan alıp kütüphaneye ekledim. Artık bazı okuyucular bulamıyor. Pdf dosyası bulunabiliyor sadece.
Filminin kitabından güzel olduğu eserlere nadir bir örnek teşkil ediyor Jurassic Park. Crichton'un romanı çok daha kanlı ve korkutucu. Bazı bölümlerde biraz fazla teknik ifadeler ve "öğreten adam modu" var ve bu da sürükleyiciliği biraz baltalamış. Romanın temelindeki o müthiş fikri, Spielberg filmde çok daha güzel sunmuş.
Dikkat spoiler içerir.
Kosta Rika'da 1990lı yıllarda bazı garip ısırma vakaları olmaya başlamıştır. Isırılan bir çocuğun anlatımından yola çıkılan çizim yetkililere gider ve birisi bunun dinozora benzediğini söyler. Fosiller üzerinde araştırma yapan Alan Grant ve yardımcısı Ellie, InGen şirketinin başkanı Hammond'dan bir telefon alır ve 3 günlük bir inceleme için 60 bin dolar alacağını öğrenince kabul eder. Kosta Rika'da bir adaya giderler. Burada profesör Ian Malcolm, Gannaro, Regis, Henry Wu ve bir kaç görevli daha vardır. Hammond burada yapılanı anlatır. Kehribar içindeki sinekler ve ellerindeki teknolojiler ile dinozor yapmayı başarmışlardır. Hepsi dişi olduğu için, tesis çok güvenli olduğu için sorun çıkmayacak, şirket devasa bir para kazanacaktır bu modern hayvanat bahçesinden. Ancak işler beklendiği gibi gitmez. Malcolm kaos teorisi gereği ortalığın karışacağını söylemiştir zaten. Dinozorların amfibi dnası sebebiyle erkek olup ürediği ortaya çıkar, velociraptorlar beklenenim 3 katı sayıdadır. Bir görevli embriyoları satmak için güvenlik sistemini devre dışı bırakınca kabus başlar. Hammond torunları Tim ve Lex'i de getirmiştir. Grant onlara yardımcı olur ve kaçmaya başlar. Ama çitte elektrik olmadığı için dinozorlar serbest kalır ve büyük kabus başlar. Özellikle zeki raptorlar çok tehlikelidir. Bundan sonra neler olacaktır? Grant ve diğerleri kurtulacak mıdır? Hammond ne olacaktır? Keyifle soluksuz okunan bir roman.
Jurassic ParkMichael Crichton · Alfred A. Knopf Inc · 1990139 okunma
Michael Crichton, Harvard Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra kariyerine yazar ve film yapımcısı olarak devam etti. “Tekno gerilim”in babası namıyla tanınan yazarın Andromeda Strain, Kongo, Jurassic Park ve Timeline adlı romanlarının yanı sıra üç adet de Fine Patients, Travels ve Jasper Johns adlı edebiyat dışı yapıtları vardır.
Yüz milyondan fazla satış yapmış olan eserleri otuz yabancı dile çevrilmiş ve bunlardan on iki tanesi sinemaya aktarılmıştır. Crichton ayrıca Acil Servis adlı televizyon dizisinin de yaratıcısıdır. Amerika’da aynı zamanda kitabı, filmi ve televizyon dizisi bir numara olmuş tek yazardır.
Bilgisayarlara büyük ilgi duyan Crichton’un Film Track adında 1980’li yıllarda başlattığı sinema filmleri için bilgisayar programları üreten bir software firması vardır. Filmlerde bilgisayar programları kullanılmasında öncülük yaptığı için 1995 yılında Film Akademisi tarafından Görüntü Efektleri Oscarı’yla ödüllendirilmiştir.
Westworld adlı filminde ilk kez bilgisayar uygulamalı özel efektler kullanılmıştır. “Acil Servis” dizisiyle Crichton, Emmy, Peabody ve Amerika Yazarlar Derneği Ödülü’nü kazanmıştır.