Kur'an sürekli olarak Tanrı'nin "mesaj "larinin ve "işaret" lerinin anlaşılması için akıl gerektiğini vurgular. Müslümanlar kendi mantiklarindan feragat etmemeli fakat dünyayı merak ve dikkatle incelemelidirler.Daha sonra Müslümanlara doğa bilimi geleneğini geliştirme olanağı sağlayacak olan da bu yaklaşımdır ve bu bilim Hristiyanlık 'taki gibi hiçbir zaman din için tehlike olarak görülmemiştir.
İbrani peygamberleri gibi ,Muhammed de tek Tanri'ya tapinmanin sonucu olarak sosyalist diyebileceğimiz bir etik var etmiştir. Tanrı konusunda zorlayıcı öğretiler yoktur: Gerçekten de Kur'an teolojik ,kurgular konusunda fazlasıyla kuskucudur kimsenin gerçeğini bilemeyeceği ve kanitlayamayacagi konularda kendi başına ve aklından tahmini akıl yurutmelerle bulunması zan olarak reddedilir.
Sonuçta Muhammed'in dini İslam, her kabul edenin Allah'a varoluşunu teslim etmesi olarak bilinecektir: Müslüman, bütün varlığını Yaratici' ya teslim eden kişi demektir.