"Ben, her şey oldum. İtfaiyeci oldum; yangından kitapları değil, insanları kurtarıyorum. Avukat oldum; davaları değil, davamı savunuyorum. Mimar oldum; şehri değil, nesli imar ediyorum. Tamirciyim aynı zamanda, ruh tamircisi. Ve en sevdiğim; kitap yazmıyorum, kitap yetiştiriyorum hem de canlı kitap."
"Bir maksada bağlanmayan ruh, yolunu kaybeder. Çünkü, her yerde olmaya çalışmak, hiçbir yerde olmamaktır." hesabı, her şeyi istiyor ve hiçbir şeye sahip olamıyordu.
"Oğlum!" diyor. Oğlu olduğuma bir an inanıveresim geliyor da geçiyor. "Sen Hazreti İbrahim'in kıssasını bilir misin?" diyor ve anlatıyor, bendeki halin aksine sakin bir şekilde.
Kocaman bir ateş yakılır. Bütün hayvanlar da haberdardır ateşten. Hepsi, işinde gücünde iken bir minik karınca, ağzında bir damla su taşır ateşe. Bir damla, bir damla daha. Diğerleri sorarlar hayretle 'Koskoca ateşi sen mi söndüreceksin?' Ve karınca bir damla daha alıp ateşe atar. 'En azından, ben tarafımı belli ettim.' der.
"Sen de şu kötü dünyada en azından doğru olup, hak için çalışmışsın. Bütün yangını söndüremezsin belki, belki akıp giden selin önüne set çekemezsin ama bir kütük kurtarırsın. Birini kaçırsan da birini tutarsın.” diyor ve ekliyor: “Bak hem belki her şey yolunda gitmemiş ama hiçbir şey de karıncayı davasından etmemiş." İçimdeki ateş bir anda sönüvermiyor fakat bir damla su serpiliyor.