"Pencereden bakıyoruz kedimle. Dışarısı bir dünya curcuna. Ne acelesi varsa, açılmış kabak çiçeği gibi, soyunmuş dökünmüş pirüpak sabah. Şehrin çocuğu, yaşlısı, dökülmüş sokaklara. Kimi okula, kimi işe, kimi kapı önlerine. Kimi işte yel yepelek yaşamalara. Gün başladı ya, durmayın evlerinizde. Doldurun sokakları, otobüsleri, binaları. Akın akabildiğiniz kadar oluk oluk. Delin, deşin parçalayın yerin yüzünü. Derinine temel atıp bıçak gibi saplayın toprağın karnına binalarınızı. Camlar, metaller giydirin ki üzerine ışısın. Girin çıkın o binalara girin çıkın, bütün gün. Bahçe zararlıları gibi kıymık kıymık, parça pinçik her gün, her saat, düzenli yiyip bitirin dünyayı. Bu yüzden bu sabahın erkeninde kalkmalar."