Şu kısacık ömrümde hiçbir kitaba en sevdiğim sensin ya da favorimsin tarzı şeyler söylemedim. Çünkü öyle bir kitaba rastlamamıştım. Şu birkaç gün önceye kadar. Aslında bir sürü güzel kitap okudum ama ne bileyim öyle hissetmedim. Fakat bu kitap cidden muazzam. Duygular o kadar yumuşak, o kadar saf, o kadar naif* işlenmiş ki... Ağlamaktan harap oldum vallaha. Zeze şimdi tek kaldı şu dünyada. Beni çok üzdü... Aynı zamanda çok da düşündürdü. Okumayan kendine ben okurum demesin. Çünkü Şeker Portakalı okumak tercih değil bana göre zorunluluktur. Bu arada söylemedim ama artık biri en sevdiğim kitabı sorduğunda verecek bir cevabım var.
* internette gördüm sanırım doğrusu nahif ama hoşuma gitmiyor, benim için hep naif olarak kalacak...