Neden inkâr edeyim ki, o bakışlara karşı koyamadım. Minnettarlık mutlu eder, çünkü insan nadiren göz göze gelir bu duygular, nezaket de insana iyi gelir ve benim gibi ciddi ve mesafeli bir insana boylesi bir duygusallık hoş ve mutluluk verici bir yeniliktir.
Onun öyküsünde beni öylesine sarsan ve dehşete düşüren tek şey sadece; genç, pırıl pırıl, doğası gereği aslında kaygısız olan bir insanın acınacak bir hâlde deli saçması bir tutkunun esiri olmasıydı.
Yani, hani futboldaki gibi. Oyun hep senin sahanda oynanır. Şutlar senin kalene çekilir. Defansı hep sen yaparsın. Konuşulan hep senin hatalarındır. Yapman ve yapmaman gereken şeyler söylenir. Başarısız ve anlayışsız olan hep sensindir. İş kendilerine gelince ustaca kapatırlar sahalarını. Seni asla sokmazlar oraya.