...
oysa ben, bir yangının kalbine yürüyorum
ruhunda, kaybettiğim cevheri arıyorum
her solukta ömrümü çürütse de bin cefâ
gülüme sitem bile edemedim bir defa
ey baharı beklerken sararıp solan kapı
yemyeşil bir bahçede ihtiyar olan kapı
...
ey şimdi tabutuna baykuşlar konan beşik
ölümlü her umudu sevgili sanan beşik
bu yılanlı karanlık biter mi, bilmiyorum
ben de tabut misali kırgınım, gülmüyorum
infazını bekleyen ölü bir sanık gibi
yarı uyku sarhoşu, yarı uyanık gibi
sersefil uzanıyor ellerim sana doğru
...
...
yaktığınız ateş kendini bile ısıtmıyor ne güzel
ama siz ne güzel, ama siz ne iyi, ama siz işte
kim bilir nasıl bir histir sizlik, yani her sabah
bıkıp burkulmadan aynasının enayisi olmak
..."