Güneş tepemizdeki gökyüzünden aynı hataları tekrarlayıp duran bizi izliyor. Yaşadığımız onca şeye rağmen gökyüzü hâlâ aynı. Yeni olan hiçbir şey yok. Hiçbir şey şaşırtmıyor.
Hepimiz aynı televizyon programlarıyla büyüdük. Sanki hepimize aynı suni hafızadan takılmış. Çocukluğumuzla ilgili hiçbir şeyi hatırlamazken, komedi dizilerindeki ailelerin başına gelenlerin hepsini gayet iyi biliyoruz. Hepimizin belli başlı hedefleri aynı. Hepimizin korkuları aynı.
Çünkü intihar etmekle şehit olmak arasındaki tek fark, basında çıkacak haberlerin miktarıdır. Ormanda bir ağaç devrilirse ve o anda orada bunu fark edecek kimse yoksa, ağaç orada kalıp çürümez mi?
Ve eğer İsa uyku hapları yutup, bir banyonun zemininde tek başına ölseydi, cennete gider miydi?