“Burada ne bekliyorsunuz efendim?’’ diye kibarca sordu. Ancak bu beklenmedik soru adamı perişan etmiş gibiydi. Çevresi çok geniş, başka yerlerde kendine son derece hakim olan ve başkalarına karşı elde ettiği üstünlüğü kolayca unutamayan biri olduğu belliydi. Oysa burada bu kadar basit bir soruyu bile yanıtlayamadı."
"Ona, tanıdığı biri değilmiş gibi ifadesiz bir yüzle baktı. Ne düş kırıklığına uğradığını ne de bu düş kırıklığını kolayca atlatabileceğini belli etmek istiyordu."
"Davanın sonucunu hiç umursamadığımı ve mahkum edilmekten çekinmediğimi düşünecek olursanız, bunda sizi kıracak hiçbir şey olmadığını görürsünüz. Zaten davanın günün birinde biteceğinden de kuşkuluyum."