Öncelikle şunu belirtmek isterim ki kitap gerçekten arka kapağında da söylendiği gibi "insana kendini iyi hissettiren bir anlatım"a sahip . Yalın, insanı yormayan, akıcı bir üslupla yazılmış.Yani kitap kendini okutuyor açıkçası.Şayet sizi bilemem ama benim için bir kitabın anlatım şekli, üslûbu, okurken kitabın benim üzerimde bıraktığı izlenim benim için oldukça büyük bir önem arz eder. Ve bu kitap da benim için bu denli önem arz eden bu unsuru her şeyiyle karşılayan bir kitap oldu. Konusuna da şöyle bir değinecek olursak; kitap üç kuşak boyunca devam eden ve her okuduğunuzda "Oohaa bu bunun şuyu muymuş,ya nasıl , Hayır olamaz!! Diyeceğiniz, birkaç sayfada bir şok olacağınız, bazı sayfaları 'yanlış mı anladım acaba' diye düşünüp tekrardan okuyacağınız sonrasında ikna olup devam edeceğiniz ve sonucunda her bir düğümün çözüldüğüne şahit olacağınız, kuşakların arasında yaşanan karmaşık olayların nihayetinde hakkın yerini bulmasıyla neticelendiğine sevineceğiniz bir konu. Konunun ilginçliği ,garipliği ve bu konunun muhteşem bir olay örgüsüyle harmanlanışı... Ayrıca bence en önemlisi de kitapta ; yazarın kendini siyasetçi kimliğinden tamamen soyutlayarak, siyasi düşüncelerini okura aksettirmeden _hatta hissettirmeden _gerçek bir edebiyatçı ruhuna bürünerek kendini okura sunmasıdır.Teşekkür ederim , okumanızı tavsiye ederim.