Suzan gkhn

Suzan gkhn
@DBGTSAPA
Tevhid&Sünnet ♡ حَسْبُنَا اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيل ُ ♡ İçim sesiz bir kütüphane...
o yüze bakanların Allah’ı (cc) hatırlamasıdır. Sıdk da bu hasletlerden biridir, yüze yansır ve görenlere Allah’ı, güzel ahlakı, samimiyeti… hatırlatır. Normaldir; zira sıdk, Allah’ı (cc) çokça hatırlamakla mümkündür. Allah’ı (cc) çokça hatırlayanların insanlara Allah’ı hatırlatması, mükâfatın amelin cinsinden olmasındandır. Ayrıca sıdk; düşünce, söz ve eylemde bütünlük ve uyumla mümkündür. Sıdk, insanı mutmainlik ve dinginliğe ulaştıran bir haslettir. Sıdk sahiplerinin mutmainliği/dinginliği yüzlerine yansır, başkalarına etki eder.
Din
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
şeytan sürekli insanı kuşkuya ve tereddüde düşürmeye çalışır. Onun verdiği vesveselerin büyük kısmı kişiyi inancında, metodunda, yürüdüğü yolda, yol arkadaşlığında, ailesi ve arkadaşları hakkında… tereddüde düşürmek içindir. İşte sıdk ahlakı, şeytanın bu projesini boşa çıkarır. Kişiyi İlahi bir lütuf olan mutmainlik mertebesine ulaştırır.
Din
O hâlde sıdkı üç kısma ayırabiliriz: Allah’a (cc) karşı sıdk, öz nefse karşı sıdk ve insanlara karşı sıdk! Sıdkın üç kısmı arasında en zor olanları, kişinin Allah’a (cc) ve nefsine karşı sıdkıdır. Zira her ikisi de Rabbi ile kendisi arasındadır, özeldir, dolayısıyla zordur. İnsan nefsi için en zor olan, gözlerden ırakken, yani Rabbiyle ve nefsiyle başbaşayken dürüst olmaktır. İşte bu zorluğu başaranlar, Allah (cc) katında yüce bir makam elde ederler. O’nun indinde elde edilen o yüce makam, yeryüzüne de yüce makam olarak yansır.
Din
Yüce makamlara ulaşmak, hayırla yâdedilmek, sevilmek… insanın fıtri ihtiyaçlarındandır. Karnını doyurup başını sokacak dam bulan her insan, toplumda yer edinmek ve toplumdan saygı görmek ister. İnsanı (manevi olarak) aziz eden de zelil eden de bu beklentisidir. Yüce Allah, insanın içinde kaynayıp duran bu arzuya yön vermiş, onu nefsinin ve şeytanın elinde oyuncak olmaktan kurtarmıştır. Gerçek ve kalıcı saygınlığın yolunu göstermiş, listenin başına sıdk ahlakını yerleştirmiştir. Aksi hâlde insan saygınlığı parada, diplomada, statüde, estetikte, takipçi sayısında… arayacak, dünyasını ve ahiretini harap edecektir.
Din
Niyet, kalbin programlanmasıdır. Şöyle ki; her insanda umut, arzu, beklenti… gibi fıtri duygular vardır. Şayet insan güzel niyetle kalbini programlarsa o fıtri duygular istikamet kazanır, bir hedefe yönelir. Sadık niyetlerle programlanmamış bir kalp ise yatağı olmayan akarsu gibidir, yaka yıka ilerler. İnsan güzel şeylere niyet ederek fıtri duygularına hedef belirlemeli, her duygusunu bir salih amele iliştirmelidir. Madem insan fıtri olarak bir beklenti içindedir; öyleyse Rabbinin (cc) yardımını beklemeli, güzel günler düşlemeli, Mekke’de Medine’nin hayalini kurmalıdır. Madem insan umut eden bir varlıktır; salih bir kul olmayı, güzel ahlakı, cenneti ummalı, bunlara niyet etmelidir… Sonra insan, Allah Resûlü’nün (sav) ifadesiyle “sâdiku’n niyye/sadık niyetli” olmalı, niyet ettiklerini samimiyet ve içtenlikle istemelidir.
Din