Niyet, kalbin programlanmasıdır. Şöyle ki; her insanda umut, arzu, beklenti… gibi fıtri duygular vardır. Şayet insan güzel niyetle kalbini programlarsa o fıtri duygular istikamet kazanır, bir hedefe yönelir. Sadık niyetlerle programlanmamış bir kalp ise yatağı olmayan akarsu gibidir, yaka yıka ilerler. İnsan güzel şeylere niyet ederek fıtri duygularına hedef belirlemeli, her duygusunu bir salih amele iliştirmelidir. Madem insan fıtri olarak bir beklenti içindedir; öyleyse Rabbinin (cc) yardımını beklemeli, güzel günler düşlemeli, Mekke’de Medine’nin hayalini kurmalıdır. Madem insan umut eden bir varlıktır; salih bir kul olmayı, güzel ahlakı, cenneti ummalı, bunlara niyet etmelidir… Sonra insan, Allah Resûlü’nün (sav) ifadesiyle “sâdiku’n niyye/sadık niyetli” olmalı, niyet ettiklerini samimiyet ve içtenlikle istemelidir.