Düşünüyorum... Vücudumun kapladığı daracık yer, geriye kalan boşluğun, benim bulunmadığım, benimle hiç ilgisi olmayan boşluğun yanında o kadar küçük kalıyor ki! Yaşayabileceğim süre de, benden önce var olan, benden sonra da devam edecek olan sonsuzlukla ölçülünce o kadar önemsiz ki! Öyleyken bu atomun, bu matamatik noktasının içinde kan dolaşıyor, beyin çalışıyor, istekler doğuyor... Ne saçmalık! Ne boş şeyler!
Zaman bazen kuş gibi uçar bazen de solucan gibi sürünerek geçer.
İnsan en çok zamanın ağır mı yoksa çabuk mu geçtiğini fark etmediği vakit kendisini iyi hisseder.