W Ockham

W Ockham
Flâneur DM (tanımıyorsanız) Lütfen gerek yok #68713006
Suskunum vurgunum Tedirginim ben Haylanmaz uslanmaz Tedirgin #A.Kaya
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
etkili olamıyorsun, her şey ruhsuz kalıyor, kendini üzme! bataklığa düşen bir taş halkalar oluşturmaz. (Goethe) #Schopenhauer
1000Kitap
Acının kökleri
Budizm'e göre, acının kökü ne acı, ne üzüntü, ne de anlamsızlık duygusudur. Aksine, acının asıl kökü, bizi sürekli bir gerginlik, huzursuzluk ve tatminsizlik halinde tutan bu bitmek bilmeyen ve anlamsız geçici duyguların peşinden koşmaktır. Bu arayış nedeniyle zihin asla tatmin olmaz. Haz duyduğunda bile tatmin olmaz, çünkü bu duygunun yakında kaybolacağından korkar ve bu duygunun kalıcı olmasını ve yoğunlaşmasını ister. İnsanlar acıdan, şu veya bu geçici hazzı yaşadıklarında değil, tüm duygularının geçici doğasını anladıklarında ve onları arzulamayı bıraktıklarında kurtulurlar. Budist meditasyon uygulamalarının amacı budur. Meditasyonda zihninizi ve bedeninizi yakından gözlemlemeniz, tüm duygularınızın durmaksızın ortaya çıkışına ve geçişine tanık olmanız ve onları kovalamanın ne kadar anlamsız olduğunu fark etmeniz beklenir. Bu arayış sona erdiğinde, zihin çok rahatlamış, berrak ve tatmin olmuş hale gelir. Her türlü duygu ortaya çıkar ve geçer – sevinç, öfke, can sıkıntısı, şehvet – ama belirli duyguları arzulamayı bıraktığınızda, onları oldukları gibi kabul edebilirsiniz. Neler olabileceğini hayal etmek yerine şimdiki anda yaşarsınız. Ortaya çıkan dinginlik o kadar derindir ki, hayatlarını hoş duyguların çılgınca peşinde koşarak geçirenler bunu neredeyse hayal bile edemezler. Bu, on yıllarca deniz kıyısında duran, bazı 'iyi' dalgaları kucaklayıp dağılmalarını engellemeye çalışan, aynı zamanda 'kötü' dalgaları kendisine yaklaşmalarını engellemek için geri iten bir adam gibidir. Her gün, adam sahilde durur ve bu sonuçsuz egzersizle kendini deli eder. Sonunda, kumun üzerine oturur ve dalgaların istediği gibi gelip gitmesine izin verir. Ne kadar huzurlu! Yuval Noah Harari
1000Kitap
Bu kulpsuz dünya...
Hiç anlamadım. Toprağın ne altına ne üstüne layığım Kendisi olsaydım belki... Belki gülerdi yüzüm. Bir örtünün parçası, bir şeyin yarımı Ucu bucağı, ötesi berisi olurdum belki. Bu kulpsuz dünyanın bir tutanı yok belli ki. Belli ki hep böyleyiz. İleriye atılmış birer ok gibi Hedefin ne olduğu belirsiz Bir gidişin talimindeyiz. Yol uzun yol zorlu, Yol yorgun bitkin argın Yolcu neylesin..! Ya o sana gelecek ya sen ona, Var ki dayandın sen ona, Kimin yolundasın. Yolun mu yolcunun mu!? @ockham
1000Kitap