Yaşarken, ne sıkıcı ve soluk insanlarla birlikte geçiriyoruz ömrümüzü. Hiç olmazsa öldükten sonra, aralarında bulunmaktan zevk alacağımız insanlarla yaşasaydık. Fakat ne garip, onlar da yaşarken görmek istemiyorlar birbirlerini. Belki öldükten sonra anlarlar. 
-Ne garip: ben bütün bu huylarımdan vazgeçtiğimi sanıyordum. Kaybettiğim bütün eski alışkanlıklarımın beni sardığını hissediyorum şimdi. Özlemden mi dersin?
-Bilemeyeceğim efendimiz. Ben sizin kadar okumuş değilim. Daha çok, kendimi yetiştirmiş sayılırım.
Hep birlikte yapardık, hep birlikte. Her şeyi yaptığımız gibi elbette bunu da birlikte yapardık. Yalnız tek bir şey hariç: hep birlikte ölmezdik sonunda.