Beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen, boşuna yorma. Boşyere mağaramdan çıkarma beni. Alışkanlıklarımı; özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme.
Oysa ben her an sana bakmak, bir sözünü kaçırmamak; bir kıpırdanışını, yüzünün her an değişen bütün gölgelerini izlemek, her an yeni sözler bulup söylemek istiyorum. Her mevsimde, her gittiğimiz yerde, insanlarla ve insanlarsız, aşkın değişen yansımalarını görmek istiyorum. Bütün bunlar beni yoruyor. Sen orada duruyorsun ve beni seyrediyorsun sadece. Seni için sevmek, su içmek gibi rahat bir eylem. Ben, her an uyanık olmalıyım.
Korkuyoruz. Düşünmekten ve sevmekten korkuyoruz. İnsan olmaktan korkuyoruz. İnsan yerine bir yığın kuklalar yaratıyoruz. İnsana benzetirsek, onlara acımaktan korkuyoruz. İşin içine bir kere acıma girerse, ondan bir daha kopmamaktan korkuyoruz.