...Oysa dünya egemenliğinin bedeli fiili olarak yakın Atlantik’in ve Gaskonya körfezinin tehlikeleriyle ödenmiştir.Bu yıpratıcı denizlerin üzerinde, Avrupa en ağır deniz çıraklığını yaşamış ve dünyayı fethetmeye hazırlanmıştır
Tatarlar, talan harekatlarının sonunda bütün Türk ev ve köylerine Slav hizmetkar ve işçi sağlamaktadırlar. Onların gayretleriyle, muazzam miktarda Rus ve bazen de Polonyalı köle İstanbul’a kadar ulaştırılmakta ve burada düşük bir fiyata satılmaktadır.
Bu insanlara yönelik yağmalar o kadar büyüktür ki Giovanni Botero 1591’de bunları Rusya’nın düşük bir nüfusa sahip olmasının nedenleri arasında zikretmektedir.
İnebahtı Savaşı’ndan sonra Venedik, Kutsal Liga nezdinde, kalabalık olmalarına rağmen, denizcilik konusunda bir şeyler bilen bütün Türklerin öldürülmeleri konusunda büyük gayretler göstermiştir. Çünkü biliyor ki, ne tahtası ne de parası eksik olmayan Türk için tekneleri inşa etmek kolay olacaktır. Onun için telafisi olmayan yalnızca insanlardır.
Akdeniz, fiili olarak Kuzey denizlerinin veya Atlantik’in denizci ırklarının yoğunluğuna sahip değildir. Akdeniz bu denizci halklarını ancak az sayıda ve sadece belli bölgelerde yaratmıştır.
16.yy’da Türk yönetimi Yörükleri hizaya getirmekten, hatta toprak vererek yerleştirmekten ve en fazla direnenleri maden ve istihkam çalışmalarına göndermekten veya sürmekten vazgeçmemiştir.Çünkü Osmanlı merkezi için önemli olan vergi toplamak, süvariler bulmaktır.