Sadece tutkularımızı okşayan inanca gönülden uyum sağladığımız bana açık gibi geliyor. Hristiyanlarda bulunan hasımlık gibisi yoktur. Eğilimimiz nefret, zalimlik, ihtiras, aç gözlülük, müzevirlik, başkaldırıyla aynı yönde olduğu zaman gayretkeşliğimiz harikalar yaratıyor. Ama tersine, mucize eseri istisnai bir mizaç zorlamadığı takdirde iyilik, merhamet, ılımlılık ne gitmek için ayak ne uçmak için kanat bulabiliyor.
Bir kimse yumuşaklıkla ve doğal bir rahatlıkla, kendisine yöneltilmiş saldırıları küçümserse iyi bir şey yapmış olur, bu övgüye değer bir hareket olur, ama bir kimse saldırı sonucu yaralanmış ve incinmiş olduğu halde, büyük bir iç mücadele yaşadıktan sonra öç alma duygularına karşı aklın silahlarıyla kendini donatır ve sonuçta kendine egemen olursa kuşkusuz daha iyi olur.