Bu ova... Bir belalı ova. Ne kadar da çok düzlük!.. Vay anam vay! Gün doğunca, kalaylı bir siniye vurmuş gibi yalp kayalıkları... Bir ulaşılsa can kurtaran. Ötesi Ceyhan ırmağı. Bir karanlık , hızla akan sudur. Bazı bazı da ölüleşir. Yanları Kara topraktır. Uzun bacaklı toyların yatağı ... Püreni burcu burcu kokar. Yanlız bir dut ağacı vardır ovanın ortasında. Yaprakları toz içinde.
Sevinçten uçuyordu. Ne olursa olsun kadın konuşmuştu. Konuşan insan,öyle kolay kolay dertten ölmez. Bir insan konuşmadı da içine gömüldü müydü, sonu felakettir. İşte buna sevindi.