Öyle bir zehir ki bu çok sevmek.
Bütün kötülüğü çok severek yapıyoruz birbirimize.
Öyle miktar belirtmeden sadece dümdüz sevemiyoruz
Ya çok sevicez her şeyden çok sevicez
Ya da etimizle kemiğimizle nefret edicez…
Her aşık oluş umudun kendini bilmişliğe karşı zaferidir. Kendimizde gördüklerimizi, onda görmemeyi umarak aşık oluruz.
Yani korkaklıklarımızı, zayıflıklarımızı, tembelliğimizi, sahtekârlıklarımızı, verdiğimiz ödünleri ve aşırı aptallıklarımızı. Sanırız ki seçtiğimiz kişinin çevresine aşk kordonunu sarınca içindeki tüm hatalardan arınacak ve tabii sevilesi olacak.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Önemli olan ne söylediği değil, söylenenleri onun söylüyor olmasıydı ve ben, onun ağzından çıkan her sözcükte mükemmeli duymaya karar vermiş bulunuyordum…
Hakk’a yakınlaşabilmek için kadife gibi bir kalbe sahip olmalı. Her insan şu veya bu şekilde yumuşamayı öğrenir. Kimi bir kaza geçirir. Kimi ölümcül bir hastalık; kimi ayrılık acısı çeker, kimi maddi kayıp… Hepimiz kalpteki katılıkları çözmeye fırsat veren badireler atlatırız. Ama kimimiz bundaki hikmeti anlar ve yumuşar; kimimiz ise, ne yazık ki daha da sertleşerek çıkar.