Dilek kavalcı

Dilek kavalcı
@DK06
Öyle bir zehir ki bu çok sevmek. Bütün kötülüğü çok severek yapıyoruz birbirimize. Öyle miktar belirtmeden sadece dümdüz sevemiyoruz Ya çok sevicez her şeyden çok sevicez Ya da etimizle kemiğimizle nefret edicez…
Bodrum/Muğla
1 Ağustos 1994
47 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hayvanlar öldürmek için saldırır. Yaralayıp da salmak insana mı has? Ya yaralayıp yarasıyla oynamak? Kanırtmak, kanatmak, iyileştirmek, yeniden kanatmak… Oymak yaralarını, kemiklerini kırmak, öylece bırakıvermek…
“Bugüne kadar demek hiç mühendis gelmedi köyünüze… Hayret, bu eğimli araziye nasıl yaptınız bu yolları?” “Eşeği yükler salarız bayıra, onun yürüdüğü izi düzler yol ederiz. Eşek bulamadık da bu sefer, o yüzden haber salıp mühendis çağırdık. Yorduk seni, kusura kalma.”
RASTLANTI Sonra birden gökkuşağı beliriveriyor. Sesini duyuyorum. Düş mü, gerçek mi ? Sen olamazsın. Dönüyorum. Oradasın. Üstelik gözlerinde gökkuşağının bütün renkleri. Sevinmemeli. Sevinci belli etmemeli. Şöyle sıradan bir merhaba. Sokakta herhangi birine rastlamışcasına.
RASTLANTI İnsanlara bakıyorum. Teker teker bütün insanlara bakıyorum. Hiçbiri sen değilsin. Hepsini iteliyorum elimin tersiyle. Yetmiyor. Taşları, betonları, asfaltı oyuyorum. Kenti tırnaklarımla kazıyorum. Camlardan kireç lekelerini, ocaktan cürufu, yüzümden kırışıkları, tarihöncesi bir vazodan yüzyılları kazırcasına kenti kazıyorum. Cadde kayboluyor ayaklarımın altında. Bileklerime kadar lağıma gömülüyorum.