Dnstrgt

Dnstrgt
Zeze: Unutmaya çalışacağım çünkü bağışlamaya inanmıyorum. Peder Feliciano: Unutmakla bağışlamak arasında ne fark var? Zeze: Bağışlarken kişi her şeyi unutuyor. Ama yalnızca unutmakla, pek çok kez insan yeniden anımsamaya başlıyor.
Sayfa 126·Kitabı okudu
Reklam
Hayranlık içindeydim: Adam, sen şairsin de, öyle değil mi? Hayır. Sadece güneşimin önemini senden önce sezdim. Ya benimki? Seninki, Zezé hüzünlü bir güneş. Yağmur yerine gözyaşlarıyla çevrili bir güneş. Olanca yeteneğini ve gücünü keşfetmemiş bir güneş. Senin tüm anılarını henüz güzelleştirmemiş bir güneş. Küçük, bir parça da mızmız bir güneş. Ne yapmam gerekiyor? Pek az şey. İstemek yeterli. Ruhunun pencerelerini açmalı ve fırsat tanımalısın nesnelerin müziğinin içeri girmesine. Sevecenlik anlarının şiirinin içeri girmesine.
“Pencereden bak, Zeze. Hava ne güzel, gökyüzü masmavi, bulutlar küçük bir koyunu andırıyor. Tam göğsündeki küçük kuşu özgürlüğe kavuşturduğun günkü gibi.”
Sayfa 71·Kitabı okudu
"İnsanları çok sevmeyi sevmiyorum. Sevince de ölmelerinden korkuyorum." "Sevdiklerinden çok ölen oldumu?" "Çok yok. Tek bir kişi var, bana hayatın sevgisiz hiç bir anlamı olmadığını öğreten oydu "
Gittiğini görmemek için, gözlerimi sımsıkı yummuştum. Şimdi kalbim, tüm yapraklarını dökmüş bir ağaç gibi...