Yusuf 1903 yılında 9 yaşında , anası babası eşkıya baskınında öldürülmüş Kaymakam Selahattin Bey tarafından evlatlık edinilmiş bir çocuktur. Kendini hiçbiryere ve hiç kimseye ait hissedemeyen Yusuf'un hikayesidir. Hatta kendini ve arayışını anlamlandırma çabasında ise "Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez'in varlığı Yusuf için büyük, boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyordu, fakat Muazzez olmadan bunu aramaya muktedir olamayacağını sanıyordu." olarak bir çıkış noktası olarak görmüştür. O yıllara toplum, birey ve Anadolu yaşantısı için bile okunması gereken bir Sabahattin Ali romandır...