Selamlar. Nasılsınız? Ben bolca kahkaha atarak okuduğum bir kitapla karşınızdayım. Gelin sizleri Elbis ile tanıştırayım. Kendisi Kosyna şehrinin minik bir köyünde yaşayan şifacıya en yakın ama cadı olduğu düşünülen bir kadının çırağı ve evlatlığıdır. Oro ana ondan yine değişik şeyler istemişti. Listeyi tamamlamak için bir tilki ve karataç çileğine ihtiyacı vardı. Tilki bulunamayabilirdi lakin deliyürek ormanında çilekleri bulabilirdi. Kim derdi ki tilkiyide bulacak hayal mi gerçek mi belli olmayan bir şekilde o tilkinin peşine düşecek ve hatta genç canavarların eğitilmesi amacıyla kurulmuş Nyxhaven Akademisin de öğrenci olacaktı. Peki sıradan bir insanın bu akademi de ne işi vardı? Gerçekten Elbis gibi bende bu durumu anlayamıyordum. Gerçi bu kadar karmaşanın içinde normal birilerinin olması iyiydi.
Mevzunun gerçek olduğunu anlayınca kafasında bir plan oluşturdu. Bu plana göre insan olduğunu belli etmeyecek ve buradan çıkmanın bir yolunu bulacaktı. Birde şimdiden okulda göze batmış, bir goblin ve bir vampirin düşmanlığını kazanmıştı. Bu akademiden çıkmanın bir yolunu bulabildi mi dersiniz? Ayrıca kıyamam ortamı ve olanları hayali sanması, hayal sandığı halde Viktor ile kurdukları o ilk bağ resmen kalbimi ısıttı. Elbis ve olup olmadık yerlerde acıkmaları beni kahkahaya boğdu. Buradan gitmeliydi. Kaçma denemeleri bir yana artik kendini ait hissetmesi de onu zor duruma sokuyordu. Lenora ve Viktor benim üzümlü eklerim. Favori yan karakterim kesinlikle Viktor. Her şey bir yana bir de akademide kaybolan öğrenciler işi dahada ilginç hale getiriyordu. Söylemeden geçemeyeceğim bir durumda kitap içinde kitaplar ve kütüphane muhabbetine bayılmış olmam. Tilki kızım, tanrıçam neden bu çocuğumu buraya getirdiğini anlatmadı ama bolca yol gösteren kaoslar çıkardı. Kitabın en
Ancak kulübemizdeki kitapların çoğunu bitirmiştim. Zaten çoğu zehirlerle ilgili bilgi içeren kitaplığını, okumayı söktüğüm andan itibaren ezberletmişti çatlak kadın. Bana şifa vermek dışında her şeyi öğretiyordu.
"Sebebini bilmediğin yarayı iyileştiremezsin, çocuğum."
Başına ne geleceğinden habersiz ormana karataç çileği toplamaya giden Elbis bir tilkiyi takip eder ve kendini canavarlarla dolu Nyxhaven akademisinde bulur. Mini minnacık bir sorun vardır. O da Elbis’in insan olması.
Şimdi Elbis’in oda arkadaşı yarı elf Viktor’dan, güzeller güzeli sınıf arkadaşı siren Lenora’dan, yakışıklı ve acımasız vampir prensi Azel ve onun çetesinden… özetle tüm okuldan saklaması gereken bu sırrı açığa çıkmadan artık uyanması gerekmektedir.
Ya da oradan tüymesi…
Ya da insan olduğunu saklayarak uyum sağlamaya çalışması…
Ama öyle kolay mı?
Yazarın da dediği gibi “GÜLDÜRME BENİ.”
Elbis tabii ki tüm tuşlara basacak.
Siz de o tuşlara basarken çok eğlenecek ve çok güleceksiniz…
Sonra ne mi olacak: KAOS!
Arkadaşlık, kavgalar, esrarengiz dersler, güzeller güzeli bir tilki, mucizelerle dolu bir balo, sırlarla dolu bir kütüphane ve kaybolan arkadaşlar…
Aklınızı oynatacağınız bir son !!!!!
Papatya çaylarınız demli olsun arkadaşlarım :)
Kaos TanrısıD. S. Yon · İndigo Kitap · 20265 okunma