Çıkarsın bir dağ başına,
Bir ağaç bulursun Tellersin
pullarsın Gelin eylersin.
Bir de bulutları görürsün,
bir de bulutları görürsün,
bir de bulutları görürsün.
Köpürmüş gelen bulutları.
Başka ne gelir elden?
•Yaşar Kemal
Yanlarında oturacakları arkadaşları var onların. Köşelerde gizlice söyleyecekleri şeyleri var. Ama ben kendimi yalnızca adlarla yüzlere bağlamışım , felaketlere karşı tılsım gibi saklıyorum onları
Bu kitabı dahası Wirginia ' yı okuma serüvenim, arkadaşımın bu kitabı bana hediye etmesiyle başladı. :))
Kitabı ikinci okuyuşum olacak çünkü pek anlam verememiştim başlangıçta çünkü teknik bakımından fazlasıyla hayali, iç tahlillerle dolu bir üslubu vardı.Ve bu da aslında kitabın asıl konusunu doğrudan ortaya koymaktaymış. Başta anlayamama sebebim budur belki de :).Kitabın konusu genel olarak küçüklükten - yetişkinliğe ve yetişkinlikten de yaşlılığa kadar ; birkaç arkadaşın hayatların yani dahası bizim gibi günlük konuşmalarımızı , heyecanı , sevinci , üzüntülerimiz , korkularımızı ve bunun gibi her gün yaşanılan küçük ama tempolu olayları; Wirginia kendini hayali bir imge rolüne bürerek - Dalgalar- kitabında bu küçük ve belki de bize önemsizmiş gibi gelen yaşam akışını bu birkaç arkadaş üzerinden iç tahlilli , tamamen onların fikirleri, akıllarından nasıl ne şekilde geçtiği şekilde bize derin bir şekilde sunmakta. Bu yüzden başlangıçta kitabı anlamak biraz yorucu gelebilir fakat bize geçirilmek istenen hayatın- Kitabın asıl ismi de olan - "Dalgalar" adı üzerinde, hayatın durgun olmadığını bize tek düze gibi gelen her günün aslında sürekli dalagalar misali akıp gittiğini ve sürekli bir şeyler olduğunu yahut olmaya çalıştığını , bir şeylerin bir şeylere hep zemin hazırlamakta olduğunu; sıradışı imgeleriyle bize çağrıştırmakta. :)
#k:1551wir Virginia Woolf
Bazen dört gözle bir haberi yahut bir günün gelmesinin bekliyorum sonra dert yakınıyorum zamandan nasıl geçecek bu günler , şu haber ne zaman gelecek bilmem ne zaman bu şu olacak diye ama öyle değil; o haber de geliyor ,o gün de geliyor şu bu da oluyor sadece asıl olay o psikoloji içerisinde bir şeylere yüklediğim anlam beni baştan sona uyarıyormuş. Gerek duygularımı , gerek kararlarımı ,gerek düşüncelerimi ve en önemlisi de bakış açımı bunu kendime ben yapıyormuşum büyütülecek pek bir şey yokmuş. Olay tamamen nasıl ne şekilde baktığımdaymış .
Ebru