Dadriante

Dadriante
@Dadrian
Yaşamı çocuklara ve hayvanlara yaşam sunmak için yaşayan bir gezginim. Bana kendi lazım, yazıları okuruna; “Yazar da yazarın” yani bir yazarın kardeşiyim. Yazılanı okumaya, bana iz bırakanı aktarmaya geldim. Sevgiyle, emekle…
traveling doctor
Florida
İstanbul
12 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
VESİKALI ROMANINDAN ALINTI
( Yazar Ayça Öztorun’un yazdığı Vesikalı romanından alıntı. ) Gözlerinden yaşlar süzüldü. Titreyen ellerini kavuşturdu. Pencereye doğru yaklaştı. Yaşlı bitkin bedeni sanki bin asır yaşamış, sınanmış ve hapsolmuş gibiydi. Prangalarından boşansa, dolu dizgin yağan yağmurla birlikte bu dünyanın kirli esaretinden arınıp durulucak, sel olup sonsuza karışacaktı. ‘Bir daha dünyaya gel deseler...’ dedi sessizce... Burası sadece ilizyondan ibaret! Şapkadan güvercin olarak çıkacaksın, hokkabazın elinde oyuncak olacaksın. Dünya içi tehlike dolu yuvarlak bir şapka! diye söylendi. Tövbe, dedi tövbe bir daha dünyaya gelmek mi? Kadının düşünceli hali Dicle’nin dikkatini çekti. Yanına yaklaştı ve onunla birlikte sessizce yağan yağmuru izledi. Bir süre sonra “iyi misin” diye sordu. Odada uzun bir süre sessizlik oldu. Kadın şiddetlenen yağmurun pencereye savruluşunu izlerken tıpkı kederi anlatan bir kadın tablosu gibiydi. Mona Lisa gibi gizemli, nereye baktığı bilinmeyen... Kadın, Dicle’yle göz göze geldi. Göğsü inip inip kalkıyordu. Boğazına gözyaşı yumruk gibi oturmuş, çenesi titriyordu. “Her insanın kendine baktığı bir aynası olurmuş da, yanıbaşındaki insanı gözleyecek ve anlayacak bir penceresi olmazmış. İşte o pencere iki tane olup, bir kendine, bir de başkasının ruhuna açılsaymış, güneşin kalbine doğmaması imkansız olurmuş. Benim pencerelerim oldu da gözü arkada kalacak insanım olmadı. Bana kucak açan saygısını ve şefkatini esirgemeyenin saçını okşamaya cesaret ettiğim elim oldu da, o saçı esirgemeyip önüme serenim olmadı. İnsana dair fedakârlığımı, elimdeki nasırla mayalayan insan oldum da, bunları yok sayıp, bu yaşta bile sevgiye muhtaçken yüzüme bakanım olmadı. Ne yaşamışım ki dedirtir bazen hayat, geçip giden zamanlarda!” diyebildi... Dicle; yıllarca bir köle gibi
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir katilden daha cani insanlar gördüm. Umudumuzu öldürenleri gördüm.
Ayça Öztorun Öyküleri
10/10
(...) "Muhbir adamlar dürüst insanların yanında yerleri olmadıklarını bildikleri için, hep makam gölgesine sığınan kimliksiz adamlar olarak yaşıyorlardı. lliklerine kadar çıkarcı ve muhbir olan bu adamlar, kendini hep ezilenlerin yanında lord sanarak egolarını tatmin edecek, ama efendilerine uşaklığı da kendine borç bilecekti. Hainlik çarkını çıkarı için döndürecek, iyi insanları gammazlayarak semirecekti. Ta ki, bir gün işleri bitince efendisinin ayaklarının altında böcek gibi ezilene kadar!" (...) "Halil'in ispiyonları yüzünden ağadan zulüm gören köylüler, ona selam vermiyorlardı. Köyün çocukları Halil'i gördükleri an; 'Mit mit ağızlı zort Halil, karnına da dert Halil!' diye bağırlyorlardı. Köyün kadınları; 'Hele hele Halil'e, ırgata kefen dikende, aç kalan bebeleri ispiyoncuyu s...ken de!' diyerek, Halil'in topal ayağının dibine tükürüyorlardı. En çok da ağayı yalan yanlış dedikodularla doldurarak Kâhyayı işinden ettirdiği için Kâhyanın anası Meryemce karı; 'Topal topal top atar, ispiyoncu g..t atar! ğzına s.çayım senin Haliiiil! Topal Halil, ispiyoncu Halil!' diye ardından taş yağmuruna tutuyordu. Halil yüzsüz bir adamdı. O da isyan eden köylülere ana avrat küfrediyor, topallaya topallaya Aşağı Köyün kahvehanesine gidip, bire bin katarak köylüsünün dedikodusunu yapıyordu." (...) "Olek, hepimiz kırılıp geçek. Umüğümüzü sıka sıka boğazımıza lokma geçirtmez oldular!" diye bağırdı adam. Osman sinirden ellerini yumruk yaptı. Dişini sıktı, gözlerini kıstı; "Umüğümüzü!" dedi. Kahveci çırağı; "Heç! Vatandaş dert yesin yarımşardan dört yesin!" diyerek, küfretmedik ecdat bırakmadı. Osman'ın gözleri çakmak çakmak yandı. "Dert yesin, dört yesin... Ecdadını!" dedi.
Her Yanımız Olmuş MizahAyça Öztorun · Kişisel Yayınlar · 20190 okunma
AYÇA ÖZTORUN ŞİİRLERİ
antoloji.com/ayca-oztorun GÜVENME Herkese güvenmek olmaz güvenmekte bir yere kadar bazı insan yapacağı iyiliği dürüst olduğu için değil kendi çıkarı için yapar. AYÇA ÖZTORUN