VAKİT ÖYLE BİR VAKİT Kİ
Güneş’in tepemizi deldiği,
beynimizi cılk yumurtaya çevirdiği;
“cehennem ateşini görmek için,
öte dünyaya ne hacet bre?” diyerek,
sıcağa sitem edenlerin,
güneş tepeye çıktığında;
“bu sıcak öyle bir sıcak ki” deyip de,
yumurtayı asfalt üzerine kırıp;
“aha vallaa görüyonuz, yumurta pişti, biz nasıl pişmeyek” diye,
isyan edenlerin, isyan etseler de;
“dünyadan vazgeçerim,
Adana’mdan tövbeler olsun geçmem”
diyenlerin memleketidir Adana’m...
“Ama yollar uzak!”
Ağustos sıcağında; “beni yaktın, ben de seni yakarım” diye,
güneşe kurşun sıkanların;
“yağ, yağ, yağmur,
teknede hamur
ver Allah’ım sulu sulu yağmur” diyenlerin,
harman yeridir Adana’m...
“Ama mesele derin, gamdır bu içerim!”
Hiç bir memlekette eşi bulunmayan,
büyülü baharın yağmurlarında,
toprağın gebe kaldığı,