Ayrıca bambaşka duygular, yepyeni istekler doğuyordu içimde. Örneğin, onun karşısında gururumu bile bile ayaklar altına atıyorsam da bu, başkalarına karşı da pısırık davranacağım anlamına gelmezdi
Avukatlar ne zaman bir cinayet davası alsalar, müvekkillerinin suçu işledikleri sırada bilinçlerinin yerinde olmadığını ileri sürerek bunun bir hastalık olduğunu söylerler. “Adamı öldürdüğünü hiç anımsamıyor” diyerek suçluyu kurtarmaya bakıyorlar.
Ya da ne olursa olsun muhakkak kazanmanız gerekiyordu belki. Tıpkı denize düşenin çaresizliği gibi. Şunu kabul edin ki, gırtlağınıza dek suya gömülmeseydiniz ağaç kütüğü diye yılana sarılmazdınız.