“Cephanemiz kalmadı”dediler.
“Cephaneniz yoksa ,süngünüz var”dedim ve bağırarak bunlara süngü taktırırdım .Yere yatırdım .Bu erler yere yatınca düşman erleri de yere yattı.Kazandığımız an bu andır.
…Demek ki düşman,bana benim askerlerimden daha yakın!Ve düşman benim bulunduğun yere gelse kuvvetlerim çok kötü duruma düşecekti.O zaman ,artık bilmiyorum ,bir mantık muhasebesi midir,yoksa içgüdüyle midir,bilmiyorum;kaçan erlere ,”Düşmandan kaçılmaz”dedim.
Çocuklara yalnız kuru bilgi vermek doğru değil.Onlar bu ülkenin çocukları olmalıdırlar,fikirleri uğrunda hiçbir şeyden ürkmeyen çocukları.Memleket başka türlü yükselemez.
Babam,üsteğmen üniformasıyla eve geldiği zaman yüzünün biraz daha solduğu görülürmüş .Bir gün babam anneme “Artık ümit kalmadı Zübeyde,Ruslar İstanbul’a yürüyorlar”demiş.
Osmanlı İmparatorluğu Rus çarının merhametine sığınıyor.Bakalım ne olacak?Selanik kime verilecek ?Çok acı bir şey bu ama hakikat.Ben düşman idaresinde yaşamam.Zübeyde,neyimiz varsa satarız ve Selanik’ten ayrılarak İzmir’e gideriz.Çok şükür kuvvetim yerinde.İlk zamanlar belki sıkıntı çekeriz .Fakat bunlar geçici şeylerdir.Çalışmaktan yılmam ben.Yalnız metin ol ve ürkme .Çocuklarımız için her fedakarlığı yapacağız.Millet uyanırsa,gene hürriyete kavuşuruz.Çocuklarımızı esir bir şehirde yetiştirmeyiz.