İpek Çalışlar

İpek Çalışlar

8.4/10
81 Kişi
·
424
Okunma
·
14
Beğeni
·
1.778
Gösterim
Adı:
İpek Çalışlar
Unvan:
Gazeteci Yazar
Doğum:
İstanbul, 1947
İpek Çalışlar (d.1947 İstanbul), Türk gazeteci yazar.rnrnÜsküdar Amerikan Kız Lisesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunudur. Gazeteciliğe TRT'de başlamıştır. Nokta dergisinin haber müdürlüğünü yaptı. Söz gazetesiyle patronsuz Sokak dergisinin kurucularından biriydi. 1990-92 yılları arasında Hamburg'da eşcinsellik, kadın ve İslam konularını araştırdı. Türkiye'ye dönünce, Cumhuriyet gazetesinin haber müdürlüğünü üstlendi; ardından on yıl süreyle Cumhuriyet Dergi 'yi çıkarttı. Mustafa Kemal Atatürk'le 2,5 yıl evli kalan Latife Hanım'ın hayatını araştırıp yazdığı Latife Hanım 2006'da yayımlandı. 2010'da "Biyografisine Sığmayan Kadın" altbaşlığını taşıyan "Halide Edip" adlı kitabı yayımlandı. Gazeteci Oral Çalışlar ile evlidir.
"Bizi birbirimizden ayıran bütün farklılıkları unutarak, içtenlikle karşılıklı gülümserdik."
İpek Çalışlar
Sayfa 148 - Doğan kitap
"Bizim birlikteliğimiz, en çok kafalarımızın birlikteliğinden doğdu."
İpek Çalışlar
Sayfa 70 - Doğan kitap
Sizleri o kadar göreceğimiz geldi ki, görünce boynunuza atılırsak deli olduğumuza hükmetmeyin.
İpek Çalışlar
Sayfa 79 - Doğan kitap
..Latife Hanımefendi, Büyük Millet Meclisi müzakeratında bulunan, ilk Türk kadını olmuşlardır.
İpek Çalışlar
Sayfa 142 - Doğan kitap
Bazan bir erkek dâhi, kadın ruhunu, kadınların ifade edemeyeceği bir derinlikle ifade ettiği gibi, kadın dâhi de bir erkek ruhunu bazen erkekten fazla anlıyor...
Hep aklımdan büyük Bâbl kadını Kurret'l - Ayn'ın (feminist kadın düşünür ve şair) idam edilmeden önce Farsça olarak söylediği cümle geçiyordu: "Ayaklarımı yerden kaldırın ki, yüksekten dünyayı daha iyi göreyim."
Efendiler! ... bir millet kendi gücüne dayanarak varlığını ve bağımsızlığını sağlamazsa şunun bunun oyuncağı olmaktan kurtulamaz.
İpek Çalışlar
Sayfa 190 - Atatürk'ün Bütün Eserleri 1919-1920, c. 6, 25-32
Öncelikle sözlerime, değinmeye gerek görmediğim ama gene de söyleme isteğini içimden atamadığım o bilindik bilgiden bahsetmeden geçmeyeceğim. Halide Edib tanımamız gereken insanlardan. Kitabın Halide Edib Adıvar'ın hayatını konu aldığını söylemeye lüzum olmadığını varsayıyorum. Derin, köklü bir araştırma, yaşama ve birikintiyle kaleme alınan bu şaheser Halide Edib'in çocukluğundan başlayarak ölümüne kadar olan değerli kısmını çok hayran bıraktırıcı şekilde anlatıyor. Bahsettiğimiz çocukluk çağıdan ölümüne kadar yaşanan zorluklar, ileri sürülen düşünceler, gerçekleştirilen eylemler roman şeklinde anlatılmış fakat kurgulaştırıldığına hiçbir şekilde inanmıyorum. Yazar, öylesine ulaşılması gayretli kaynaklardan yararlanmış ki ona inanmaktan başka bir çare göremiyorsunuz. Fakat maamafih, aklımda kalan, belki kitapta işlenilen ama benim cımbızlayamadığım bir çok olay, soru, konu da var. Tarih bilgimin, eski kelimelere olan hakimsizliğimin bana kaybettirdiği birkaç cümle de var elbet. Fakat tarih sevmek isteyen okurların da tercih edebileceği bir eser. İsterdim hep, tarih okumayı fakat ağırlardı. Tarihe adını önemli kişilik, siyasetçi, edebiyatçı, düşünür, cesur, akıllı olarak yazdıran ve yapılmak durumunda kalınan savaşlarda Mustafa Kemal Paşa ile birlikte savaşan bir kadının hayatıyla başlayabilirsiniz. Halide Edib ki benim kitaplarını okurken satırlarını sevdiğim bir değerdir. Onun savunduğu düşünceleri öğrenmek ona daha fazla hayran kalmama sebebiyet verdi. Ayrıca okuduğum kitapları hakkında yorumlarımlarım da bütünüyle değişmiş oldu. Her zaman söylediğim şu söz gene gelip anlamını bana hatırlattı: Bir yazarın hayatını ve o kitabı neden yazdığını bilmek o kitap hakkında edinilen izlenimlerin ve yorumların değişmesi mânâsına gelir. Resmen İpek Çalışlar bana bunu tekrar tekrar yaşattı. Halide Edib'in kitapları hakkında aklımda kalan birçok sorunun cevabını da çıkarabildim. Ortak savunduğumuz, ama onun 80 yıllık hayatı boyunca gerçekleştirdiği, benim daha buna muvaffak olamadığım bir husus daha var: Liberalizm. Kelimeyi de kitaptan öğrendim açıkcası. Düşünmeyi sanatlaştıran ve düşüncelerinle hakim olabilen, millet ve toprak hissinle dolu olan, aidiyet duygusunu doruklarda taşıyabilen bu yazarın hayatı kitapları okunmadan okunmalı, kitapları bittikten sonra tekrar okunmalı. Her ne kadar 17 gün gibi uzun bir sürede de okumuş olsam, her ne kadar 5 günden fazla süresini uzattığım kitapları sevmesem de elime her alışımda, her satırda, kendimden geçmeden edemedim. Üzüldüm, gurur duydum, şaşırdım, eğitildim, öğrendim... Biyografi okumayı seven insanlara okuması için şiddetle önerebileceğim, sevmeyenler için daha da şiddetli önerebileceğim, okumaz isek ileriki hayatımızda biraz eksik kalacağımız kitapladan biri. Kişisel gelişim seven okurlar da kişilik gelişimi için bu kitabı başucu olarak vasıflayabilirler. Kitabı elime almadan kalemi elime aldığım nadir eserlerden. Daha farklı nasıl övebilirim..

İpek Çalışlar'a buradan bol minnettarlı teşekürlerle... Beni en sevdiğim ve değer açısından zirvelerde mesken edindirdiğim bir yazarın hayatıyla buluşturan, düşünceleri ve savunduklarıyla münakaşa ettiren, tarih'e biraz olsun ilgili olmamı sağlayan o insana nasıl teşekür etsem azdır.

Ayrıca okurken beyninizde oluşan tasavvurları biraz daha kolaylaştırmak ve dönemine ait hissettirmek için şu videolara başvurmalıyım. Kitabı okurken mektuplaşmadan bahsediliyordu ama ben haberleşmek için hatırı sayılır derecedeki dokunmatik telefonumdan Chopin dinliyordum. Altımda gelişmiş bir yatak, üzerimde şuursuzca aldığım Los Angeles yazılı tişörtüm vardı. Hayal etmek böyle zamanlarda oldukça zorlaşıyor. O dönemin yapısını ve şartlarını anlamak biraz da görüntüyle alakalı galiba.

https://m.youtube.com/watch?v=6CrdIkFtH9A
https://m.youtube.com/watch?v=ja4ggJOqvqM
Cidden de biyografisine sığmayan bir kadın. Bu biyografiyi okuduktan sonra hayran oldum Halide Edib'e. Daha önceleri ön yargılarım vardı. Muhteşem bir kadın.
Halide Edip'in hayatına sızabilmek için profesyonelce hazırlanmış bir biyografi okudum. Aşklarından, kavgalarına, cephe günlerinden meclis günlerine kadar saymayacağım maceralarla yoğrulan hayatını mükemmel bir örgü ile aktarmış yazar.
Bir çok konu hakkında soru işaretleri giderilecektir ama ben, beim açımdan cereyan eden başka bir hadiseden bahsetmek istiyorum.
İlk kez Atatürk'ü bir kadının anılarından, yani kadın gözünden okudum. Çok farklı ve beklemeyi ummadığım yazılar ve betimlemelerle karşılaştım. Bu kısmı benim için şaşırtıcıydı. Ve araştırmaya değer epey konu elde ettim.
Kitabın kalınlığından korkmadan elinize almalısınız. Okumalısınız. Halide Edip ülkemiz için çok önemli bir aydındır. Onu tanımak ve tanıtmak gerekir.
Kitabın bendeki versiyonu "Konsept Kitap" alt başlığı ile yayınlanan ve yanında dvd dökümantasyonu bulunan kısaltılmış 127 sayfalık versiyonuydu. -Hayatımda bir çekilişten kazandığım tek şey :) - Latife Hanım hakkında genelde kimsenin bir bilgisi olmadığını düşünüyorum. O sadece Mustafa Kemal'in kısa bir dönem eşiydi o kadar. Hatta aralarında yapılan evliliğin aslında sadece cumhuriyetin ilk yıllarında örnek olması adına yapılmış proje bir evlilik olduğunu düşünenler de vardır. Ama tam tersi. Latife Hanım ne silik bir karakter ne de aralarındaki evlilik proje bir evlilik. Latife Hanım hukuk eğitimi almış, bir kaç dil bilen, ayakları yere fazlasıyla basan, fikirlerini çekinmeden söyleyebilen, hatta Mustafa Kemal'e yeri geldiğinde karşı da çıkabilen ama onu hep seven bir kadın. Mustafa Kemal'i siyasi kişilik olarak insanlar tabii ki kendisine göre çok farklı değerlendirir ama bu kitap Latife Hanım'ın kitabı. Yakın tarihimizi dik duran, aşık bir kadının gözünden görün derim.
Kurtuluş Savaşı dönemini yaşamış ve bu dönemi romanlarına en güzel şekilde zemin yapmış bir yazarın yaşantısını anlatan bir biyografi. Biyografileri çok seven bir okur olarak severek okuduğum kitaplardan bir tanesi.
Kitabın konsept versiyonunu okudum. Her insan gibi bende maalesef ön yargıları olan biriyim. Bu kitabı okurken Latife Hanım'a ait ön yargılarımdan utandım açıkçası.
Bu kadar donanımlı, zeki ve yürekli bir kadın tanıyabileceğim aklımın ucundan geçmezdi. Gerektiğinde kendini kocasına siper eden tam bir lider eşi. Bu kitapla Latife Hanım'a hayran oldum, Atam'da gözümde daha da yüceldi. O günün Türkiye'sin de eşini yanında taşıyan her alanda önünü açan onunla gurur duyan bir eş.
Keşke ayrılmasalardı. Eminim Latife Hanım Atam'ı daha fazla yaşatabilirdi.
Teşekkürler İpek Çalışlar bizleri harika bir Türk kadını ile tanıştırdın.
İpek Hanım maalesef anlattığı bazı noktalarda doğruluktan sapmış. Anlatılan olayların aynısını farklı yazarlardan - özellikle Turgut Özakman gibi güvenilir bir yazardan - okumamış olsaydım inanma ihtimalim belki olabilirdi. Ancak İpek Hanım da alternatif tarih yazanlara özenmiş, bazı olayları olmasını düşündüğü gibi yazmış sanırım. Yalnız yazarken şunu unutmuş olmalı, yazdığı roman değil bir araştırma ve biyografi kitabı.
Bir çok farklı gözden okumak daha gerçekçi olmakla birlikte genel olarak gerçekçi bir yaklaşımın hâkim olduğunu düşünüyorum kitapta.
Mustafa Kemal'in Latife Hanım ile aşk evliliği değil, inşa ettiği yeni Türkiye Cumhuriyeti için rol model olacak bir kadını uygun bulduğu için evlendiğine kani oldum. Latife Hanım İngilizce, Fransizca, Almanca, Arapça, Farsça, İtalyanca, Rumca bilen olağanüstü zekada ve entelektüel kapasitede bir kadın. Güçlü kişiliği ile adeta Atatürk'ün dişi versiyonu. Bu yüzden bir ipte iki cambaz oynayamıyor.
Evli kaldıkları 3 yıla yakın sürede bir çok devrimin hayata geçirilmesine iştirak ediyorlar. Latife Hanım ile kadınların içtimai hayatta öne çıkmaları için birlikte öncülük ediyorlar. Bir çok tabuyu birlikte yıkıyorlar.
Öte yandan her ne kadar zeki ve entelektüel kapasite olarak muazzam bir genç kadın olsa da hırslı yapısı ve Atatürk'e derin aşkı Latife Hanım'ın ona fazla müdahaleci davranmasına yol açıyor. Zaman zaman bu durum Atatürk'ü rencide edici boyutlara ulaşıyor. Ancak Atatürk'ün yakın çevresindeki bazı kişilerin olumsuzlukları büyütmede rol oynadıkları da hissediliyor. Bütün bunlar evliliği sona erdiriyor.
İşin enteresan yani batı usulü nikah lakin İslami boşanma olmuştur.
Latife Hanım asaletine yakışır bir şekilde ömrünün sonuna kadar birbirine verdikleri söze de istinaden evlilikleri hakkında konuşmamıştır. Bununla birlikte Atatürk'e sevgisinin ölene kadar devam ettiğinin aleniyeti, konuşacak olumsuz şeylerin de Atatürk'ü yaralayacak şeyler olmadığının da göstergesidir. İşin özeti Latife Hanım'ın sohbet ettiği Mevlevi Şeyhi'nin sözlerinde saklıdır " Evladım, sen bir aslan ile kaplan ile evlendin sıradan biri ile değil, onu kafese kapatamazsın, kapatsan da o kafesi kırar"
Atatürk’ün kısa sürede olsa hayat arkadaşı olmuş, çağdaş Türk Kadınının önemli temsilcisi Latife Hanım’ın hikayesi.
Yazarın en önemli kaynakçası Latife Hanım’ın kardeşi olduğu için duygusal yaklaşımları da içerse önemi tartışılamaz.
Daha çok roman tarzında bir biyografi. Latife hanım ile Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK arasında yaklaşık 2 yıl süren evliliğin anlatıldığı ve bunun sonucunda latife hanımın hayatının ne yönde ilerlediginin anlatıldığı bir eser.

Okurken incelemeye şunu da yazayım dedigim çok düşünceler vardı şu
an aklıma gelenler ... bir kadın düşünün ki, yıllarca cephelerde savaşıp, köylülerden bir milli mücadele baslatan ,vatanını her türlü kötülükten korumaya çalışıp bağımsız bir cumhuriyet kuran , vücudundaki son can parçasına kadar vatani milleti uğruna, kendini ideallerine adamış bir dünya liderine kafa tutmaya çalışıp, sakin bir ev adamı haline getirmeye çalışmış. Her zamanki kadın kaprisi, ama sonuçları çok acımasız.

Benim fıkrim ATATÜRK latife hanımla bir aşk evliliği değil,Türk kadınına model olmasını ve yeniliklere açık bir kadın olduğu için mantık evliliği yapmış. Çok şey var yazmak istedigim ama hep şu düşünce öne çıkıyor

ATATÜRK evlendigin adam, ATATÜRK...ötesi var mı!!!

Yazarın biyografisi

Adı:
İpek Çalışlar
Unvan:
Gazeteci Yazar
Doğum:
İstanbul, 1947
İpek Çalışlar (d.1947 İstanbul), Türk gazeteci yazar.rnrnÜsküdar Amerikan Kız Lisesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunudur. Gazeteciliğe TRT'de başlamıştır. Nokta dergisinin haber müdürlüğünü yaptı. Söz gazetesiyle patronsuz Sokak dergisinin kurucularından biriydi. 1990-92 yılları arasında Hamburg'da eşcinsellik, kadın ve İslam konularını araştırdı. Türkiye'ye dönünce, Cumhuriyet gazetesinin haber müdürlüğünü üstlendi; ardından on yıl süreyle Cumhuriyet Dergi 'yi çıkarttı. Mustafa Kemal Atatürk'le 2,5 yıl evli kalan Latife Hanım'ın hayatını araştırıp yazdığı Latife Hanım 2006'da yayımlandı. 2010'da "Biyografisine Sığmayan Kadın" altbaşlığını taşıyan "Halide Edip" adlı kitabı yayımlandı. Gazeteci Oral Çalışlar ile evlidir.

Yazar istatistikleri

  • 14 okur beğendi.
  • 424 okur okudu.
  • 9 okur okuyor.
  • 125 okur okuyacak.
  • 7 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları