İpek Çalışlar

İpek Çalışlar

YazarÇevirmen
8.4/10
110 Kişi
·
487
Okunma
·
21
Beğeni
·
2.066
Gösterim
Adı:
İpek Çalışlar
Unvan:
Gazeteci Yazar
Doğum:
İstanbul, 1947
İpek Çalışlar (d.1947 İstanbul), Türk gazeteci yazar.rnrnÜsküdar Amerikan Kız Lisesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunudur. Gazeteciliğe TRT'de başlamıştır. Nokta dergisinin haber müdürlüğünü yaptı. Söz gazetesiyle patronsuz Sokak dergisinin kurucularından biriydi. 1990-92 yılları arasında Hamburg'da eşcinsellik, kadın ve İslam konularını araştırdı. Türkiye'ye dönünce, Cumhuriyet gazetesinin haber müdürlüğünü üstlendi; ardından on yıl süreyle Cumhuriyet Dergi 'yi çıkarttı. Mustafa Kemal Atatürk'le 2,5 yıl evli kalan Latife Hanım'ın hayatını araştırıp yazdığı Latife Hanım 2006'da yayımlandı. 2010'da "Biyografisine Sığmayan Kadın" altbaşlığını taşıyan "Halide Edip" adlı kitabı yayımlandı. Gazeteci Oral Çalışlar ile evlidir.
"Bizi birbirimizden ayıran bütün farklılıkları unutarak, içtenlikle karşılıklı gülümserdik."
İpek Çalışlar
Sayfa 148 - Doğan kitap
Sizleri o kadar göreceğimiz geldi ki, görünce boynunuza atılırsak deli olduğumuza hükmetmeyin.
İpek Çalışlar
Sayfa 79 - Doğan kitap
- Delikanlılık yıllarında annesine sorardı: "Tek bir adamın sözüyle her şey birden yıkılıveriyor; anne yalnız biz erkekler mi haklıyız?"
..Latife Hanımefendi, Büyük Millet Meclisi müzakeratında bulunan, ilk Türk kadını olmuşlardır.
İpek Çalışlar
Sayfa 142 - Doğan kitap
Rumelilerin meraklı olduğu "A be!" nidasını da sık kullanırdı.
..........
Kızgınlığı ve kırgınlığı beş dakikada geçerdi. Küfürbaz olmadığı söylenirdi.
...........
Elinden kehribar tespihi eksik etmezdi.
............
Gün içinde ve gece boyunca defalarca kahve içerdi. Çok sigara içer, genelde peşpeşe yakardı.
...............
Güreş, at binme ve bilardoyu severdi.
.............
İçkisine çok müdahale ettiği için Hikmet Bayur'u Afganistan'a büyükelçi olarak göndermişti.
......
Kumandan olarak Muhammed Peygambere, Fatih'e ve Timur'a hayrandı.
......
Enteresan bulduğu kitabı bitirene kadar elinden bırakmak istemezdi.
Bazan bir erkek dâhi, kadın ruhunu, kadınların ifade edemeyeceği bir derinlikle ifade ettiği gibi, kadın dâhi de bir erkek ruhunu bazen erkekten fazla anlıyor...
İpek Çalışlar'ın Halide Edip biyografisini okumuş ve çok beğenmiştim. Atatürk biyografisinin çıkacağını öğrenince hem sevindim hem de en kısa sürede temin edip okudum.

Çalışlar, çok titiz ve uzun soluklu bir çalışmaya imza atmış. Önsözde yazdığı gibi aslında; Atatürk kitabı yazmak zor bir iştir. Nitekim kitabın geneline baktığımızda Çalışlar'ın mümkün olduğunca objektif davrandığını söyleyebilirim. Belgelerle çalışmış ve doğruyu anlatmaya çabalamış.

Bu anlamda benim gibi Atatürk'ü çok seven insanların hoşuna gitmeyecek bazı şeyleri de yazmış, anlatmış. Daha evvelki iki kitabında Halide Edip'i ve Latife Hanım'ı anlatmıştı. Anladığım kadarıyla hemcinsleri olan bu iki isimle duygusal bir bağ da kurmuş. Yani, onları sevmiş. Elbette Atatürk'ü de seviyor ancak bazı konularda diğer ikisinin yorumlarına başvurup, hatıralarını yad ediyor.

Eserin genelinde büyük bir adam var. Ailesi, çocukluğu, iç dünyası, kişiliği... Kronolojik olarak gidiyor ama tipik bir İnkılap Tarihi ders kitabı havasında değil; akıcı, altını çizdirecek pek çok satıra sahip. Nitekim ben de öyle yaptım, notlar aldım.

Dediğim gibi, bir Atatürk biyografisi yazmak kolaymış gibi görünse bile öyle değil. Çalışlar, elbette bazı polemiklere ( Kürt meselesi, Fikriye Hanım, Latife Hanım ile evliliği, İzmir Suikastı, şapka inkılabı vs. ) kapı açacak şekilde bir eser hazırlamış. Bir Atatürk güzellemesi değil lakin Atatürk'ü anlama, onu tanıma kılavuzu gibi düşünülebilir.

Kıymetli bir eser olduğu kanısındayım.
Merhabalar Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü anlatan Atatürk Mücadelesi ve Özel Hayatı.İpek Çalışların diğer eserlerinde olduğu gibi biyografi tarzında yazılmış.Yazarın daha önce kalem aldığı eserlerden olan Latife Hanım ve Halide Edip’i beğenerek okumuştum.Bu eserinde de özel bir titizlikle ve emekle hazırlandığı mükemmel bir eser.Bu eser sayesinde Atatürk’ün bayanlara saygısının Babası Ali Rıza Bey'in Zübeyde Hanım'a muamelesi hiç ezdirmemesi ve saygısını görerek büyüğünden geldiğini öğrendim.Atatürk’ü anlatan eserlerden farklı olarak bu eserde yazarımız bayanların bakış açısından ele almış yani Makbule Hanım,Annesi,Latife Hanım,Halide Hanım ve savaş muhabiri bayanların.En beğendiğim yönü kitap dipnotlar, referanslarla, her konu bir belgeye ve ıspata dayandırılarak anlatılmış ve doğru bilinen yanlışlara da yer vermiştir.Son zamanlarda Atatürk’ü anlatan eserler arasında en beğendiğim ve feyz aldığım eser oldu.
Keyifli Okumalar Dilerim
Öncelikle sözlerime, değinmeye gerek görmediğim ama gene de söyleme isteğini içimden atamadığım o bilindik bilgiden bahsetmeden geçmeyeceğim. Halide Edib tanımamız gereken insanlardan. Kitabın Halide Edib Adıvar'ın hayatını konu aldığını söylemeye lüzum olmadığını varsayıyorum. Derin, köklü bir araştırma, yaşama ve birikintiyle kaleme alınan bu şaheser Halide Edib'in çocukluğundan başlayarak ölümüne kadar olan değerli kısmını çok hayran bıraktırıcı şekilde anlatıyor. Bahsettiğimiz çocukluk çağıdan ölümüne kadar yaşanan zorluklar, ileri sürülen düşünceler, gerçekleştirilen eylemler roman şeklinde anlatılmış fakat kurgulaştırıldığına hiçbir şekilde inanmıyorum. Yazar, öylesine ulaşılması gayretli kaynaklardan yararlanmış ki ona inanmaktan başka bir çare göremiyorsunuz. Fakat maamafih, aklımda kalan, belki kitapta işlenilen ama benim cımbızlayamadığım bir çok olay, soru, konu da var. Tarih bilgimin, eski kelimelere olan hakimsizliğimin bana kaybettirdiği birkaç cümle de var elbet. Fakat tarih sevmek isteyen okurların da tercih edebileceği bir eser. İsterdim hep, tarih okumayı fakat ağırlardı. Tarihe adını önemli kişilik, siyasetçi, edebiyatçı, düşünür, cesur, akıllı olarak yazdıran ve yapılmak durumunda kalınan savaşlarda Mustafa Kemal Paşa ile birlikte savaşan bir kadının hayatıyla başlayabilirsiniz. Halide Edib ki benim kitaplarını okurken satırlarını sevdiğim bir değerdir. Onun savunduğu düşünceleri öğrenmek ona daha fazla hayran kalmama sebebiyet verdi. Ayrıca okuduğum kitapları hakkında yorumlarımlarım da bütünüyle değişmiş oldu. Her zaman söylediğim şu söz gene gelip anlamını bana hatırlattı: Bir yazarın hayatını ve o kitabı neden yazdığını bilmek o kitap hakkında edinilen izlenimlerin ve yorumların değişmesi mânâsına gelir. Resmen İpek Çalışlar bana bunu tekrar tekrar yaşattı. Halide Edib'in kitapları hakkında aklımda kalan birçok sorunun cevabını da çıkarabildim. Ortak savunduğumuz, ama onun 80 yıllık hayatı boyunca gerçekleştirdiği, benim daha buna muvaffak olamadığım bir husus daha var: Liberalizm. Kelimeyi de kitaptan öğrendim açıkcası. Düşünmeyi sanatlaştıran ve düşüncelerinle hakim olabilen, millet ve toprak hissinle dolu olan, aidiyet duygusunu doruklarda taşıyabilen bu yazarın hayatı kitapları okunmadan okunmalı, kitapları bittikten sonra tekrar okunmalı. Her ne kadar 17 gün gibi uzun bir sürede de okumuş olsam, her ne kadar 5 günden fazla süresini uzattığım kitapları sevmesem de elime her alışımda, her satırda, kendimden geçmeden edemedim. Üzüldüm, gurur duydum, şaşırdım, eğitildim, öğrendim... Biyografi okumayı seven insanlara okuması için şiddetle önerebileceğim, sevmeyenler için daha da şiddetli önerebileceğim, okumaz isek ileriki hayatımızda biraz eksik kalacağımız kitapladan biri. Kişisel gelişim seven okurlar da kişilik gelişimi için bu kitabı başucu olarak vasıflayabilirler. Kitabı elime almadan kalemi elime aldığım nadir eserlerden. Daha farklı nasıl övebilirim..

İpek Çalışlar'a buradan bol minnettarlı teşekürlerle... Beni en sevdiğim ve değer açısından zirvelerde mesken edindirdiğim bir yazarın hayatıyla buluşturan, düşünceleri ve savunduklarıyla münakaşa ettiren, tarih'e biraz olsun ilgili olmamı sağlayan o insana nasıl teşekür etsem azdır.

Ayrıca okurken beyninizde oluşan tasavvurları biraz daha kolaylaştırmak ve dönemine ait hissettirmek için şu videolara başvurmalıyım. Kitabı okurken mektuplaşmadan bahsediliyordu ama ben haberleşmek için hatırı sayılır derecedeki dokunmatik telefonumdan Chopin dinliyordum. Altımda gelişmiş bir yatak, üzerimde şuursuzca aldığım Los Angeles yazılı tişörtüm vardı. Hayal etmek böyle zamanlarda oldukça zorlaşıyor. O dönemin yapısını ve şartlarını anlamak biraz da görüntüyle alakalı galiba.

https://m.youtube.com/watch?v=6CrdIkFtH9A
https://m.youtube.com/watch?v=ja4ggJOqvqM
Yılmaz Özdil'in "Mustafa Kemal"inden sonra biraz teferruatlı buldum. 20 sayfa civarındaki kaynakçayı görünce mesela, resmen korktum. Bir de puntonun küçüklüğü keyif kaçıran cinstendi ama (en önemlisi de bu zaten) sürükleyici anlatım kitabı okuttu. İçeriğe gelecek olursam: Bayan Çalışlar'ın metni hikayeleştirirken bazı belgeleri (belgelerde yer alan bilgileri) yoruma açık şekilde bırakması, Atatürk hakkında olumsuz yargıya vardıracak cinsten. Yine de sanıyorum ki bu bilgilerin veriliş amacı Atatürk'ün tabulaştırılmaması, kişisel hatalarına rağmen ve bunlarla birlikte milletin refahını düşünen başarılı bir lider olduğunu göstermeye çalışmak. Bunun dışında Atatürk'ün bu kadar yoğun Rumeli şivesiyle konuştuğunu bilmiyordum, nedense çok hoşuma gitti. Bu kitap her okura hitap etmeyebilir ama üzerinde çok çalışıldığı için arşivlik olduğunu düşünüyorum. Tavsiye ederim. =)
Halide Edip'in hayatına sızabilmek için profesyonelce hazırlanmış bir biyografi okudum. Aşklarından, kavgalarına, cephe günlerinden meclis günlerine kadar saymayacağım maceralarla yoğrulan hayatını mükemmel bir örgü ile aktarmış yazar.
Bir çok konu hakkında soru işaretleri giderilecektir ama ben, beim açımdan cereyan eden başka bir hadiseden bahsetmek istiyorum.
İlk kez Atatürk'ü bir kadının anılarından, yani kadın gözünden okudum. Çok farklı ve beklemeyi ummadığım yazılar ve betimlemelerle karşılaştım. Bu kısmı benim için şaşırtıcıydı. Ve araştırmaya değer epey konu elde ettim.
Kitabın kalınlığından korkmadan elinize almalısınız. Okumalısınız. Halide Edip ülkemiz için çok önemli bir aydındır. Onu tanımak ve tanıtmak gerekir.
Kitabın bendeki versiyonu "Konsept Kitap" alt başlığı ile yayınlanan ve yanında dvd dökümantasyonu bulunan kısaltılmış 127 sayfalık versiyonuydu. -Hayatımda bir çekilişten kazandığım tek şey :) - Latife Hanım hakkında genelde kimsenin bir bilgisi olmadığını düşünüyorum. O sadece Mustafa Kemal'in kısa bir dönem eşiydi o kadar. Hatta aralarında yapılan evliliğin aslında sadece cumhuriyetin ilk yıllarında örnek olması adına yapılmış proje bir evlilik olduğunu düşünenler de vardır. Ama tam tersi. Latife Hanım ne silik bir karakter ne de aralarındaki evlilik proje bir evlilik. Latife Hanım hukuk eğitimi almış, bir kaç dil bilen, ayakları yere fazlasıyla basan, fikirlerini çekinmeden söyleyebilen, hatta Mustafa Kemal'e yeri geldiğinde karşı da çıkabilen ama onu hep seven bir kadın. Mustafa Kemal'i siyasi kişilik olarak insanlar tabii ki kendisine göre çok farklı değerlendirir ama bu kitap Latife Hanım'ın kitabı. Yakın tarihimizi dik duran, aşık bir kadının gözünden görün derim.
Cidden de biyografisine sığmayan bir kadın. Bu biyografiyi okuduktan sonra hayran oldum Halide Edib'e. Daha önceleri ön yargılarım vardı. Muhteşem bir kadın.
Kurtuluş Savaşı dönemini yaşamış ve bu dönemi romanlarına en güzel şekilde zemin yapmış bir yazarın yaşantısını anlatan bir biyografi. Biyografileri çok seven bir okur olarak severek okuduğum kitaplardan bir tanesi.
Tam bir cumhuriyet kadını. Kültürüyle, zekâsıyla ve sadakatiyle dünya gazetesinde yer alan bir insan. Atatürk'un ölümünden sonra ülkeyi yönetebilecek vasfa sahip olduğu yazılmış. Neden olmasin? Okumaya değer tarihi bir kitap.
Kitabın konsept versiyonunu okudum. Her insan gibi bende maalesef ön yargıları olan biriyim. Bu kitabı okurken Latife Hanım'a ait ön yargılarımdan utandım açıkçası.
Bu kadar donanımlı, zeki ve yürekli bir kadın tanıyabileceğim aklımın ucundan geçmezdi. Gerektiğinde kendini kocasına siper eden tam bir lider eşi. Bu kitapla Latife Hanım'a hayran oldum, Atam'da gözümde daha da yüceldi. O günün Türkiye'sin de eşini yanında taşıyan her alanda önünü açan onunla gurur duyan bir eş.
Keşke ayrılmasalardı. Eminim Latife Hanım Atam'ı daha fazla yaşatabilirdi.
Teşekkürler İpek Çalışlar bizleri harika bir Türk kadını ile tanıştırdın.

Yazarın biyografisi

Adı:
İpek Çalışlar
Unvan:
Gazeteci Yazar
Doğum:
İstanbul, 1947
İpek Çalışlar (d.1947 İstanbul), Türk gazeteci yazar.rnrnÜsküdar Amerikan Kız Lisesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunudur. Gazeteciliğe TRT'de başlamıştır. Nokta dergisinin haber müdürlüğünü yaptı. Söz gazetesiyle patronsuz Sokak dergisinin kurucularından biriydi. 1990-92 yılları arasında Hamburg'da eşcinsellik, kadın ve İslam konularını araştırdı. Türkiye'ye dönünce, Cumhuriyet gazetesinin haber müdürlüğünü üstlendi; ardından on yıl süreyle Cumhuriyet Dergi 'yi çıkarttı. Mustafa Kemal Atatürk'le 2,5 yıl evli kalan Latife Hanım'ın hayatını araştırıp yazdığı Latife Hanım 2006'da yayımlandı. 2010'da "Biyografisine Sığmayan Kadın" altbaşlığını taşıyan "Halide Edip" adlı kitabı yayımlandı. Gazeteci Oral Çalışlar ile evlidir.

Yazar istatistikleri

  • 21 okur beğendi.
  • 487 okur okudu.
  • 28 okur okuyor.
  • 215 okur okuyacak.
  • 7 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları