Adı:
Latife Hanım
Baskı tarihi:
Ağustos 2006
Sayfa sayısı:
524
ISBN:
9789759915179
Yayınevi:
Doğan Kitap
Mustafa Kemal Atatürk'ün evlendiği kadındı o. Hırçındı, öyle yazdılar. Atatürk'e göre değildi. Zaten evlilikleri de bitti. Mustafa Kemal Atatürk'ün ayrıldığı kadındı o. Latife Hanım'dı.

İpek Çalışlar, Latife Hanım'da işte o kadını anlatıyor. Ama şimdiye kadar gördüğümüz, tanıdığımızdan başka bir Latife Hanım çıkıyor karşımıza. Kadın haklarının savunucusu, eşi karşısında sağlam duran, ona destek olan, kültürlü bir kadın. Şimdiye kadar hiç gün ışığına çıkmamış belgeler, yabancı kaynaklardan alıntılar, fotoğraflar Latife Hanım portresini daha ayrıntılı ve net çiziyor. Cumhuriyet tarihiyle birlikte Mustafa Kemal'in portresi de bir kez daha şekilleniyor. Eşiyle siyaset dahil birçok konuda tartışabilen, onunla gurur duyan, onu herkese tanıtmaktan hoşlanan bir erkek bu kitapta ortaya çıkan. Ayrıca, Latife Hanım da Atatürk'le birlikte olduğu dönemle sınırlı kalmıyor, çocukluğu, boşandıktan sonraki yaşamı da giriyor devreye. Öyle olaylar anlatılıyor ki bu kitapta, gölgede kalmış bir aşk gözler önüne seriliyor. Gölgede kalmış bir kişilik şahlanıyor. Kitaba, kadınca bir bakış açısı egemen oluyor. Bir kadını tanımak, Cumhuriyet tarihine bambaşka bir gözle bakmak, sonu hüzünle bitse de olağanüstü bir aşk macerasına tanık olmak için Latife Hanım'ı mutlaka okumalısınız. Yeni Türkiye'nin kuruluşuna katkıları olan, Türkiye Cumhuriyeti'nin birinci adamına âşık bir kadından söz ediyoruz, unutmayın. İşte gölgede kalmış Latife!
(Kitaptan)

... Nikâh günü yaşanan bu ilginç olayı, hemen hiç kimse fark etmemiş, bu nedenle anılarda da üstünde duran olmamıştı; ancak Latife o gün yaşadıklarını bir gazeteciye anlatmıştı:
"Bir gün babam 40-50 arkadaşına İzmir'in ordularımız tarafından geri alınması şerefine bir resepsiyon veriyordu. Müstakbel kocamın bu daveti bir düğün partisine dönüştüreceğinden haberim yoktu. Ziyaretçilerin hepsi gelmiş, ben de mutfakta yemeğin hazırlanmasına nezaret ediyordum. Mustafa Kemal Paşa mutfağa geldi ve bir el işaretiyle beni çağırdı. Dudaklarında bir gülümsemeyle, 'Bu daveti düğüne dönüştürmemize bir itirazın var mı?' diye sordu. Babamla konuşup konuşmadığını sordum. O da 'Konuşacağız' dedi. Sonra da babama haber gönderdi. Babam, 'Size uygunsa bizim için de uygundur' demiş. Benim heyecanımı ve mahcubiyetimi tahmin edebilirsiniz. Ben belki de kocasıyla birlikte nikâh masasına oturan ilk Türk kızıydım. Ziyaretçilerden biri de müftüydü o da nikâhı kıydı. Gerçek bir Batı düğünüydü."
Mustafa Kemal, Fevzi Paşa'ya hitaben, "Paşam siz benim, Abdülhalik Bey de Latife Hanım'ın şahitliğini kabul buyurun da bizim şu mihri müeccel ve mihri muacelleri tayin edip nikâhımızı kıyıverin" dedi. Mareşal şaşırmıştı. "Şey" diye başladı söze, "Paşam hiç haberimiz yoktu da bu karar ani oldu..." diye kekeledi. Bu konuşmalar olurken Latife Hanım salonu terk etmiş, Müftü Efendi'nin gelişi üzerine de başına bir örtü almıştı.
(sayfa 109-110)
(Tanıtım Yazısından)
Kitabın bendeki versiyonu "Konsept Kitap" alt başlığı ile yayınlanan ve yanında dvd dökümantasyonu bulunan kısaltılmış 127 sayfalık versiyonuydu. -Hayatımda bir çekilişten kazandığım tek şey :) - Latife Hanım hakkında genelde kimsenin bir bilgisi olmadığını düşünüyorum. O sadece Mustafa Kemal'in kısa bir dönem eşiydi o kadar. Hatta aralarında yapılan evliliğin aslında sadece cumhuriyetin ilk yıllarında örnek olması adına yapılmış proje bir evlilik olduğunu düşünenler de vardır. Ama tam tersi. Latife Hanım ne silik bir karakter ne de aralarındaki evlilik proje bir evlilik. Latife Hanım hukuk eğitimi almış, bir kaç dil bilen, ayakları yere fazlasıyla basan, fikirlerini çekinmeden söyleyebilen, hatta Mustafa Kemal'e yeri geldiğinde karşı da çıkabilen ama onu hep seven bir kadın. Mustafa Kemal'i siyasi kişilik olarak insanlar tabii ki kendisine göre çok farklı değerlendirir ama bu kitap Latife Hanım'ın kitabı. Yakın tarihimizi dik duran, aşık bir kadının gözünden görün derim.
Kitabın konsept versiyonunu okudum. Her insan gibi bende maalesef ön yargıları olan biriyim. Bu kitabı okurken Latife Hanım'a ait ön yargılarımdan utandım açıkçası.
Bu kadar donanımlı, zeki ve yürekli bir kadın tanıyabileceğim aklımın ucundan geçmezdi. Gerektiğinde kendini kocasına siper eden tam bir lider eşi. Bu kitapla Latife Hanım'a hayran oldum, Atam'da gözümde daha da yüceldi. O günün Türkiye'sin de eşini yanında taşıyan her alanda önünü açan onunla gurur duyan bir eş.
Keşke ayrılmasalardı. Eminim Latife Hanım Atam'ı daha fazla yaşatabilirdi.
Teşekkürler İpek Çalışlar bizleri harika bir Türk kadını ile tanıştırdın.

Benzer kitaplar

İpek Hanım maalesef anlattığı bazı noktalarda doğruluktan sapmış. Anlatılan olayların aynısını farklı yazarlardan - özellikle Turgut Özakman gibi güvenilir bir yazardan - okumamış olsaydım inanma ihtimalim belki olabilirdi. Ancak İpek Hanım da alternatif tarih yazanlara özenmiş, bazı olayları olmasını düşündüğü gibi yazmış sanırım. Yalnız yazarken şunu unutmuş olmalı, yazdığı roman değil bir araştırma ve biyografi kitabı.
Bir çok farklı gözden okumak daha gerçekçi olmakla birlikte genel olarak gerçekçi bir yaklaşımın hâkim olduğunu düşünüyorum kitapta.
Mustafa Kemal'in Latife Hanım ile aşk evliliği değil, inşa ettiği yeni Türkiye Cumhuriyeti için rol model olacak bir kadını uygun bulduğu için evlendiğine kani oldum. Latife Hanım İngilizce, Fransizca, Almanca, Arapça, Farsça, İtalyanca, Rumca bilen olağanüstü zekada ve entelektüel kapasitede bir kadın. Güçlü kişiliği ile adeta Atatürk'ün dişi versiyonu. Bu yüzden bir ipte iki cambaz oynayamıyor.
Evli kaldıkları 3 yıla yakın sürede bir çok devrimin hayata geçirilmesine iştirak ediyorlar. Latife Hanım ile kadınların içtimai hayatta öne çıkmaları için birlikte öncülük ediyorlar. Bir çok tabuyu birlikte yıkıyorlar.
Öte yandan her ne kadar zeki ve entelektüel kapasite olarak muazzam bir genç kadın olsa da hırslı yapısı ve Atatürk'e derin aşkı Latife Hanım'ın ona fazla müdahaleci davranmasına yol açıyor. Zaman zaman bu durum Atatürk'ü rencide edici boyutlara ulaşıyor. Ancak Atatürk'ün yakın çevresindeki bazı kişilerin olumsuzlukları büyütmede rol oynadıkları da hissediliyor. Bütün bunlar evliliği sona erdiriyor.
İşin enteresan yani batı usulü nikah lakin İslami boşanma olmuştur.
Latife Hanım asaletine yakışır bir şekilde ömrünün sonuna kadar birbirine verdikleri söze de istinaden evlilikleri hakkında konuşmamıştır. Bununla birlikte Atatürk'e sevgisinin ölene kadar devam ettiğinin aleniyeti, konuşacak olumsuz şeylerin de Atatürk'ü yaralayacak şeyler olmadığının da göstergesidir. İşin özeti Latife Hanım'ın sohbet ettiği Mevlevi Şeyhi'nin sözlerinde saklıdır " Evladım, sen bir aslan ile kaplan ile evlendin sıradan biri ile değil, onu kafese kapatamazsın, kapatsan da o kafesi kırar"
Daha çok roman tarzında bir biyografi. Latife hanım ile Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK arasında yaklaşık 2 yıl süren evliliğin anlatıldığı ve bunun sonucunda latife hanımın hayatının ne yönde ilerlediginin anlatıldığı bir eser.

Okurken incelemeye şunu da yazayım dedigim çok düşünceler vardı şu
an aklıma gelenler ... bir kadın düşünün ki, yıllarca cephelerde savaşıp, köylülerden bir milli mücadele baslatan ,vatanını her türlü kötülükten korumaya çalışıp bağımsız bir cumhuriyet kuran , vücudundaki son can parçasına kadar vatani milleti uğruna, kendini ideallerine adamış bir dünya liderine kafa tutmaya çalışıp, sakin bir ev adamı haline getirmeye çalışmış. Her zamanki kadın kaprisi, ama sonuçları çok acımasız.

Benim fıkrim ATATÜRK latife hanımla bir aşk evliliği değil,Türk kadınına model olmasını ve yeniliklere açık bir kadın olduğu için mantık evliliği yapmış. Çok şey var yazmak istedigim ama hep şu düşünce öne çıkıyor

ATATÜRK evlendigin adam, ATATÜRK...ötesi var mı!!!
Latife Hanım,İzmir’in varlıklı bir tüccar ailesi olan Uşakizadelerden geliyor ve zamanında ülkenin en zengin ailesinin kızı olarak biliniyordu.Avrupa’da eğitim görme şansına nail olmuş,Sorbonne’da hukuk okumuştu;pek çok dil konuşabilmekteydi ve çok iyi eğitimliydi.Cesur,hitabet konusunda usta ve sağlam iradeli biriydi. Sıradışı bir kadındı.

Mustafa Kemal ile Latife Hanım 1922 yılında,İzmir’in kurtuluşundan kısa bir süre sonra Uşakizadelerin köşkünde tanıştılar.O sıralarda Mustafa Kemal bu köşkü kendi karargâhı haline getirmiş,Kurtuluş Savaşı’nı buradan yönetiyordu.

Latife heyecanına engel olamıyor,Atatürk’ün sürdürdüğü Kurtuluş Savaşı’na duyduğu hayranlıkla yüreği dolup taşıyordu; Atatürk onun Türkiye’nin modernleşmesine ilişkin fikirlerini paylaşıyor ve bunlara saygı duyuyordu.Atatürk’ün gözünde Latife, gelecekteki kadın modelini temsil ediyordu. Mustafa Kemal ile Latife’nin birbirine âşık olduğu apaçık ortadaydı ama bir aşk evliliğinden daha fazlası söz konusuydu
"Ben evlenmiş olmak için evlenmiyorum. Anavatanımızda yeni bir aile yapısı oluşturabilmek için kendim öncülük etmeli, örnek teşkil etmeliyim.Yoksa kadınlar sonsuza dek hizmetkâr olarak mı kalmalı?“ diyordu Atatürk.
'
'
Bir kadını tanımak,Cumhuriyet tarihine bambaşka bir gözle bakmak,sonu hüzünle bitse de olağanüstü bir aşk macerasına tanık olmak için "Latife Hanım"ı mutlaka okumalısınız.
Atatürk’ün kısa sürede olsa hayat arkadaşı olmuş, çağdaş Türk Kadınının önemli temsilcisi Latife Hanım’ın hikayesi.
Yazarın en önemli kaynakçası Latife Hanım’ın kardeşi olduğu için duygusal yaklaşımları da içerse önemi tartışılamaz.
Gerçekten saygı duyulması gereken büyük bir kadın için yazılmış gerçekten sağlam bir biyografi. Mustafa Kemal ile ilgili bulmacanızda bulunan boşlukları doldurmak için, O Büyük Adamın nasıl büyük bir kadını seçtiğini anlamak için, Mustafa Kemal in çevresinde bulunan arkadaşlarının onu karısından bile kıskandıklarını görmek için mutlaka okuyun derim.
Aşık olduğu adam...

Atatürk'e duyduğu aşk başkaydı Latife'nin. Latife genç bir kız oluşunun kurbanı olmuştu belki de. Yaşı geç olsa birliktelikleri belki çok uzun yıllar sürebilirdi. En acısı da sevdiği erkeğin ölüm haberini alışıydı. Son gününde onu uğurlayamaması..

Kimine göre Latife şımarık zengin bir kızdı kimine göre kendini beğenmiş,burnu havada. Bana göre ise zeki,görgülü,yetenekli,kültürlü ve çağdaş Türk kadınının bir örnek temsiliydi. #spoiler

Harbiye Orduevinin karşısındaki apartmana taşınmış,beyaz köşkü bırakmıştı. Çünkü Sevdiği adama en çok benzeyen heykel oranın bahçesindeydi. Böylelikle hergün onu görmüş olacaktı.....
Daha çok roman tarzında bir biyografi. Latife hanım ile Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK arasında yaklaşık 2 yıl süren evliliğin anlatıldığı ve bunun sonucunda latife hanımın hayatının ne yönde ilerlediginin anlatıldığı bir eser. Okurken incelemeye şunu da yazayım dedigim çok düşünceler vardı şu an aklıma gelenler ...bir kadın düşünün ki , yıllarca cephelerde savaşıp, köylülerden bir milli mücadele baslatan ,vatanını her türlü kötülükten korumaya çalışıp bağımsız bir cumhuriyet kuran , vücudundaki son can parçasına kadar vatani milleti uğruna, kendini ideallerine adamış bir dünya liderine kafa tutmaya çalışıp, sakin bir ev adamı haline getirmeye çalışmış. Her zamanki kadın kaprisi, ama sonuçları çok acımasız.
Benim fikrim ATATÜRK latife hanımla bir aşk evliliği değil,Türk kadınına model olmasını ve yeniliklere açık bir kadın olduğu için mantık evliliği yapmış. Çok şey var yazmak istedigim ama hep şu düşünce öne çıkıyor
ATATÜRK evlendigin adam, ATATÜRK...ötesi var mı!!!
Kendimce naçizane yazarın biraz Latife hanıma özel yaklaştığını ama bunu yaparken tam tersine ona istemeden haksızlık yaptığını düşünüyorum. Latife Hanım elbette ki çok özel bir hanımdır ve Atamızın bence Türk kadınına örnek teşkil edebilecek kültür ve bilgiye sahip bu kadınla evlenmesi tesadüf değildir. Latife Hanım ancak çok gençtir ve hatta muhtemel çok ama çok aşıktır. Beni en çok etkileyen bulundukları şartlarda bir kadın olarak aşkını yaşayamayan ve bazen bunu hırçınlığının kurbanı olarak da aşkını kaybeden bu kadının ayrıldıktan sonra ki asil suskunluğudur.
Gazeteci İpek Çalışlar'ın araştırmalarına ve kalemine dayanan bir Latife Hanım biyografisidir. Mustafa Kemal Paşa ile tanışmaları, evlilikleri, ayrılıkları ve tüm bu süreçlerde Latife Hanım'ın vatanın kurtuluşundaki ve cumhuriyetin ilk yıllarındaki emekleri aktarılmış. Özellikle aşk, Latife Hanım'ın güçlü karakteri, yaşantısındaki iniş çıkışlar ve ayrılık sonrası yalnızlık yıllarında çektiği sıkıntılar okuyucuyu fevkalade etkiliyor.
"Bizi birbirimizden ayıran bütün farklılıkları unutarak, içtenlikle karşılıklı gülümserdik."
İpek Çalışlar
Sayfa 148 - Doğan kitap
Sizleri o kadar göreceğimiz geldi ki, görünce boynunuza atılırsak deli olduğumuza hükmetmeyin.
İpek Çalışlar
Sayfa 79 - Doğan kitap

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Latife Hanım
Baskı tarihi:
Ağustos 2006
Sayfa sayısı:
524
ISBN:
9789759915179
Yayınevi:
Doğan Kitap
Mustafa Kemal Atatürk'ün evlendiği kadındı o. Hırçındı, öyle yazdılar. Atatürk'e göre değildi. Zaten evlilikleri de bitti. Mustafa Kemal Atatürk'ün ayrıldığı kadındı o. Latife Hanım'dı.

İpek Çalışlar, Latife Hanım'da işte o kadını anlatıyor. Ama şimdiye kadar gördüğümüz, tanıdığımızdan başka bir Latife Hanım çıkıyor karşımıza. Kadın haklarının savunucusu, eşi karşısında sağlam duran, ona destek olan, kültürlü bir kadın. Şimdiye kadar hiç gün ışığına çıkmamış belgeler, yabancı kaynaklardan alıntılar, fotoğraflar Latife Hanım portresini daha ayrıntılı ve net çiziyor. Cumhuriyet tarihiyle birlikte Mustafa Kemal'in portresi de bir kez daha şekilleniyor. Eşiyle siyaset dahil birçok konuda tartışabilen, onunla gurur duyan, onu herkese tanıtmaktan hoşlanan bir erkek bu kitapta ortaya çıkan. Ayrıca, Latife Hanım da Atatürk'le birlikte olduğu dönemle sınırlı kalmıyor, çocukluğu, boşandıktan sonraki yaşamı da giriyor devreye. Öyle olaylar anlatılıyor ki bu kitapta, gölgede kalmış bir aşk gözler önüne seriliyor. Gölgede kalmış bir kişilik şahlanıyor. Kitaba, kadınca bir bakış açısı egemen oluyor. Bir kadını tanımak, Cumhuriyet tarihine bambaşka bir gözle bakmak, sonu hüzünle bitse de olağanüstü bir aşk macerasına tanık olmak için Latife Hanım'ı mutlaka okumalısınız. Yeni Türkiye'nin kuruluşuna katkıları olan, Türkiye Cumhuriyeti'nin birinci adamına âşık bir kadından söz ediyoruz, unutmayın. İşte gölgede kalmış Latife!
(Kitaptan)

... Nikâh günü yaşanan bu ilginç olayı, hemen hiç kimse fark etmemiş, bu nedenle anılarda da üstünde duran olmamıştı; ancak Latife o gün yaşadıklarını bir gazeteciye anlatmıştı:
"Bir gün babam 40-50 arkadaşına İzmir'in ordularımız tarafından geri alınması şerefine bir resepsiyon veriyordu. Müstakbel kocamın bu daveti bir düğün partisine dönüştüreceğinden haberim yoktu. Ziyaretçilerin hepsi gelmiş, ben de mutfakta yemeğin hazırlanmasına nezaret ediyordum. Mustafa Kemal Paşa mutfağa geldi ve bir el işaretiyle beni çağırdı. Dudaklarında bir gülümsemeyle, 'Bu daveti düğüne dönüştürmemize bir itirazın var mı?' diye sordu. Babamla konuşup konuşmadığını sordum. O da 'Konuşacağız' dedi. Sonra da babama haber gönderdi. Babam, 'Size uygunsa bizim için de uygundur' demiş. Benim heyecanımı ve mahcubiyetimi tahmin edebilirsiniz. Ben belki de kocasıyla birlikte nikâh masasına oturan ilk Türk kızıydım. Ziyaretçilerden biri de müftüydü o da nikâhı kıydı. Gerçek bir Batı düğünüydü."
Mustafa Kemal, Fevzi Paşa'ya hitaben, "Paşam siz benim, Abdülhalik Bey de Latife Hanım'ın şahitliğini kabul buyurun da bizim şu mihri müeccel ve mihri muacelleri tayin edip nikâhımızı kıyıverin" dedi. Mareşal şaşırmıştı. "Şey" diye başladı söze, "Paşam hiç haberimiz yoktu da bu karar ani oldu..." diye kekeledi. Bu konuşmalar olurken Latife Hanım salonu terk etmiş, Müftü Efendi'nin gelişi üzerine de başına bir örtü almıştı.
(sayfa 109-110)
(Tanıtım Yazısından)

Kitabı okuyanlar 366 okur

  • pina
  • Pınar
  • SADIK PAŞA KURTULUŞ
  • cemile dayıoğlu
  • Sibel Bayraktar
  • Burak
  • Chilekesh
  • Tuba A.
  • Dilek Akarsu
  • Şebnem

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.3
14-17 Yaş
%2.7
18-24 Yaş
%5.8
25-34 Yaş
%24
35-44 Yaş
%41.8
45-54 Yaş
%21.8
55-64 Yaş
%2.2
65+ Yaş
%0.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%85.3
Erkek
%14.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.8 (19)
9
%22.7 (15)
8
%19.7 (13)
7
%13.6 (9)
6
%7.6 (5)
5
%4.5 (3)
4
%1.5 (1)
3
%0
2
%0
1
%1.5 (1)